Lev Tolstoyİvan İlyiç'in Ölümü L. N. TOLSTOY’ UN okuduğum ikinci kiabı olan ‘İvan İlyiç’in Ölümü’ sorgu yargıcı olan İvan İlyiç’in yaşadığı küçük bir kaza sonucunda acılar içinde ölüme yaklaşmasını konu alır.
Baş karakterimiz olan İvan İlyiç ailesinde kardeşlerinin arasında en çalışkan, zeki, eğlenceli, kibar, efendi bir çocuktur. Eğitim hayatından sonra üst kademelerde yaptığı çalışmalarla ve efendiliğiyle güzel dostluklar kurmuş ve aynı zamanda işinde önem kazanmıştır. Bir zaman sonra evlenir. Evliliği ilk zamanlarda sorunsuz geçmekteydi fakat çocukları dünyaya geldikten sonra eşi ile arası açılmaya başlamıştır. Zamanla İvan İlyiç kendini ailesinden soyutlamıştır. Evde geçirdiği bir kaza yüzünden sağlığı gittikçe kötüye gitmeye başlamıştır. Ağrıları yüzünden aile üyelerine oldukça öfkeli davranmaktadır. Zamanla durumu daha da kötüye gitmektedir. Farklı doktorlardan destek almıştır fakat hepsinde kendince bir sorun bulmuştur. Doktorlardan aldığı tavsiyeler, ilaçlar tedavisine olumlu yanıt vermediği için daha da çok hüzünlenir. Zamanla kendisini ailesinden soyutlar ve yalnız kalmak ister. Ölüme yaklaştıkça geçmişi daha çok düşünür ve daha çok karamsar olur. Ailesinden istediği göremeyen İvan İlyiç, ölümüne yaklaşırken, yaşamını fark eder, ve tekrar ailesini düşünür. Kitaba ilk başladığım zaman sonunun çok bağlayıcı ve etkileyici olacağını düşünmüyordum. Ta ki İvan İlyiç’in hayat hikayesini okuyana dek.
Kitapta en beğendiğim alıntı ise,
‘İvan İlyiç'in son derece sıradan, basit ve bir o kadar da ürkütücü bir hayat hikayesi vardı.' İvan İlyiç'in Ölümü