2. Dünya savaşından sonra insanlarda oluşan "ben" kavramını öne çıkarma durumundan nasibini almış yazarlarımızdan birisi de Tezer Özlü 'dür. Kitabı okurken birçok kez o zaman tabu olan-ve maalesef halen tabu durumunda olan- cinsellik kavramı üzerinde sık sık durulmuştur. Cinsellik kavramını sadece bu kitapta değil Çocukluğun Soğuk Geceleri gibi kitaplarda da üzerine durulan, betimlemeler yazılan bir kavram.
Tezer Özlü sürekli gitmek ister, kaçmak ister. Özellikle İstanbul'dan kaçmak ister. Ama nereye giderse gitsin İstanbul'dan bir parça bulur. Gerek Türk işçiler gerek buğday tarlaları her şeyiyle Türkiye'yi ve İstanbul'u hatırlar Tezer Özlü .
Kitap hakkında şikayetçi olduğum tek şey bir süreden sonra kelime tekrarlarının bayması. Kitabın sonuna doğru tekrarlanan kelimelerin olduğu cümleleri geçtim. Çok fazla tekrar edilmesi bende kabak tadı verdi. Ama onun dışında bir sorun görmedim kitapta. Zaten Tezer Özlü benim en sevdiğim kadın yazar. Yaşamın Ucuna Yolculuk kitabı da en sevdiğim kitapları içerinde derece yapar. Hepinize iyi okumalar dilerim.