Puan vermedi·439 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Haziran 2024 00:00 Aynı zamanda eserin çevirmeni de olan Mina Urgan "İngiliz Edebiyatı Tarihi" isimli çalışmasına baktığımızda orada der ki; "Fielding belirli bir plan izleyerek Tom Jones'u özenle kurar." Tom Jones'un yazarı Henry Fielding için de İngiliz romanının babası sayılabilir der. Ayrıca, Henry Fielding'in 1707 yılında Somersetshire'da yani Tom Jones'un başlangıcına sahne olan bölgede doğduğunu belirtir (bu bilgi önsözde var) buradan yola çıkarak eserin yazıldığı tarihi de göz önüne alırsak (1749) ortaya müthiş bir eser koyduğunu söyleyebiliriz yazarın. İki ciltten oluşan bu eserin önsözünde kitap her yönden değerlendirilmiş, incelenmiş.
Roman, ana karakterlerinden Allworthy ile kız kardeşinin yaşamından kesitler vererek başlıyor.
Tom Jones'a ilk rastladığım satırlarda yazar, onu çok da faziletli biri gibi tanıtmıyor aslında. Tom Jones anne ve babasının kim olduğunu bilmiyor, iyi yürekli ve varlıklı Allworthy bu kimsesiz çocuğun bakımını üstleniyor (bununla ilgili ayrıntılar yani Tom'un gerçek anne ve babasının kim olduğuna dair ipuçlarını kitap boyunca arayacağız ama sonunda gerçek ortaya çıkacak)
Felsefeci Mr. Square. Tanrıbilimci Mr.Thwackum Tom'un eğitiminde rol alan karakterler. Ve bu ikisinin, Tom'un hayat hikayesinde olumlu ya da olumsuz katkılarının olduğunu söyleyebiliriz.
Aslında birçok karakterin sahne aldığı bu eser iyilik, kötülük, erdem, ahlak, din ve aşk üzerine oldukça sürükleyici ve ayrıntılı bir anlatıma sahip. Yazıldığı tarih göz önüne alındığında Henry Fielding o dönemin sosyal yaşamına ışık değil projektör tutmuş diyebilirim. Gerçek hayatta bir hukuk adamı olan yazar İngiliz toplumunun olumlu olumsuz yönlerini mesleki olarak da değerlendirmiş büyük ihtimalle. Aslında zengin yoksul sınıf ayrımını, erdemliliğin insana neler kattığını ama bir yandan da her zaman dürüst olanın kazanmadığını, ahlak yoksunu rezil tiplemelerin hayatın olağan akışına nasıl etki ettiklerini bazen mizahi bazen de dramatik olarak ortaya koyan bir eser Tom Jones.
Belirli bir noktadan sonra Tom'un aşkının yani Sofia'nın peşinden koşması oldukça uzun süren bu kovalamacının zaman zaman olumlu olumsuz tesadüfler zincirleriyle sürüp gitmesi bu kadarı ancak Türk filmlerinde olur dedirtti.
Eserde dikkat çeken önemli ayrıntılardan biri de her ana bölüm öncesi yazarın kaleme aldığı "deneme" yazılarıydı. Ayrıca yazarın zaman zaman okurla tek taraflı diyalog kurması da romana fark katan bir tercih olmuş.
Kısacası Henry Fielding 18.yy Ingiltere'sini kapsamlı bir şekilde hicvetmiş bu eserde. Mutlaka okunmalı...