·328 syf.··Beğendi
···Okunma: 03 Temmuz 2024 14:53 Dicle’de okumaya başlayıp il il dolaşıp Munzur’da Metin Kahraman’a imzalatıp Konya’da bitirdiğim harika kitap
Bu kanlı Mezopotamya’nın esareti niçin bu kadar sonsuz, derin ve köklüdür?
Sesleri sevdim, duyulan ve kulak verilen sesleri, duyulmayan ama merak edilen bütün sesleri. Onların ardına düştüm, kulaklarımı, yüreğimi ve ruhumu onlara açtım ve dengbej oldum.
Her insanın hayatında bazı geceler, bazı günler, bazı demler, bazı akşamlar vardır ki ruhunu ele geçirir, ona yeni bir yol gösterir, hiçbir zaman unutulmaz, kendi gölgesi gibi ölümüne kadar takip eder onu. Aydınlık bir sabahın hafif bir yeli, dingin bir akşamüzerinin son ışığı, bir yaz gününün sıcaklığı, karanlık bir gecenin kayan yoldızı, beyaz karın içindevboy veren yumuşak bir çiçek, usul bir yağmurun tertemiz birkaç damlası, bir insanın hayatında öyle bir etki bırakabilir ki, insan istese bile onların etkisinden kolay kolay kurtulamaz.
Dicle’yim ben,
Dicle’nin sesi,
Yankılanan çığlık,
Çağıran yakarış,
Dile gelen türküyüm ben.