Fransız bir yazar olan Marcel Proust tarafından Kayıp Zamanın İzinde adlı serinin beşinci cildinden bir parça olan bu bölüm, kısa bir kitap olarak yazılmış ve kıskançlıkla ilgili önemli çıkarımlar yapabilmemizi sağlayacak nitelikte bir eser.
Eserde, sevgilisine çok aşık olan yazar, sevgilisinin eşcinsel bir yönelime sahip olduğu kuşkusu ve korkusuyla yaşamaktadır. Eskiden yaşadıkları büyük aşkın, sevgilisi tarafından aynı hissedilmediğini düşünmektedir. Aslında eserde, paranoyak olmaya çok yakın bir adam da işleniyor bence. Aldatılma korkusuyla veya belki de gerçekten aldatılmanın verdiği his sonucunda paranoyak gibi davranıyor olabilir.
Eserde psikoanalitik bir nokta da bulunuyor. Buna göre yazar, yaşadığı kıskançlığı, ailesinin ona davranışlarından miras olarak görüyor.
Eserin bazı noktalarında kendimi bulmakla birlikte kendi kendime değerlendirme yapmamı da sağladığını eklemeliyim.
Eserin dili basit ama tümceler biraz karmaşık gelebilir. İlgililerine iyi okumalar diliyorum. :)