Okuma süreci benim için sancılı geçen Öksüz Brooklyn , Jonathan Lethem tarafından kaleme alınmış #postmodernist bir polisiye romandır. Eser, özetle Tourette sendromuna sahip olan Lionel Essrog’un öldürülen patronu Frank Minna’nın katilini bulmaya çalışmasını konu alır. Peki, kitap boyu konu olan tourette sendromu nedir? Tourette, tekrarlayan istemsiz hareketler ve sesler (tikler) ile karakterize edilen nörolojik bir bozukluktur. Kahramanımız ise bu doğrultuda kontrolü dışında sesler veya kelimeler çıkarmaktadır.
Lionel Essrog, yetimhanede büyümüştür. Minna’ya olan sadakati ise onu ve üç arkadaşının hayatını kurtardığına inanmasıdır. Minna, sözde bir dedektif bürosu işletmektedir. Ancak öldürülmesinin ardından sır perdeleri aralanır çünkü Lionel, onun katilini bulmaya kararlıdır. Kitap boyunca #tourettesendromu ile mücadele eden kahramanımız, zaman zaman bizleri güldürse de sonunda aradığı bilgiye ulaşır. Sonuç ise herkesi pek de mutlu etmeyebilir.
Öksüz Brooklyn, uzun süredir polisiye okumadığımı fark edip elime aldığım bir eserdi. Fakat beklentilerimin altında kaldı. Olaylar benim nezdimde bir türlü akmadı. Jean-Christophe Grangé ’ın kitaplarındaki gibi “katil kim? Katili bulmalıyım!” gerilimini yaşayamadım. Bu nedenle de herkese önerebileceğim bir eser olmadı.