Mezhep, belirli bir ihtilâf ortaya çıktığında bir siyasî parti gibi çalışır, bir taraftarlar kitlesi kümelendirir. Bundan dolayı da İslâmın sosyal tarihinde sınıf çatışmasının yerini - bir oranda- mezhep çatışması alır. Böylece, 1970’lerde Alevî-Sünnî çatışmasının niçin sol-sağ çatışmasıyla eş anlamlı olduğu anlaşılıyor.
Atatürkçülük bu ayrılıkları ortadan kaldırmak istediği için dini bir "kişi olayı" olarak kurumlaştırmak istemiştir, fakat bir ülkeyi yüzyıllarca bölmüş olan çatlaklar, veya aksine pekiştirmiş olan sosyal kurumsal değerler, pek de öyle kolay ortadan kalkmıyor.