·134 syf.····Okunma: 09 Temmuz 2024 15:10 Yazar özlemi tarif ederken okuyucusuna hitap ediyor:
"Ey bu satırların okuru (sen, Özlem Çeken), buraya kadar geldin — unutma ki, bu, elinde tuttuğun, okuduğun, yalnızca bir metin toplamıdır; yalnızca adı, 'kilavuz ' — bunu, özlem çekme yolunda sana yol gösterebileceğini umarak okuyorsan; bil ki, bu metinlerin yazarı da 'yol'unu bulmuş değil — sen de, kendi yolunu, bu metinlerde bulacağın bir yönlendirmeyle bulabileceğini düşünüyorsan, yol kısayken, geri dön..."
Biz daha çok tanımını öğrenmek, kelimelerde yerini alırkenki şeklini görmek için buradayız.
Özlemin düz bir çizgisi olmazki çizilsinde üstünden geçelim.
"Özlem, heryerinde, gezinir..."
Hayatın içinde ne kadar yer kapladığıyla ilgili güzel satırlar bunlar.
Bu satırların üstünde durup düşününce bu kadar etkilediğini aslında farketmediğini görüyor insan.
Adını koyamamışız belki hayat yolunda..
Bizim için adı konulmuş, cümlelerle açıklanmış.
"Şair açıkça görmüş: özlemek, özlenmek istemektir."
Eserlerinde her seferinde bir duygunun üstüne ışığı tutması daha çarpıcı oluyor.
"De ki işte" eserinde ölüm ve yaşamanın resmini çizerken ölüm olmadan yaşam olmaz demesi belki de ölümü daha yalın gösterdi bana..
Burda da "Özlem" duygusunun hayatın varolduğu süre boyunca varlığını koruyacağını söylüyor.
Koruyacak elbet..
Bize de onunla ne yapacağımız kalıyor.
Çünkü özlenen şey - kişi değişir sadece. Hep bir şeyler özlenir.
“Özlem, güzel acıdır:
Özlem, acılı güzelliktir:
Özlem, güzelliğin acılığıdır.”
Özlem konusunu sevdim.
Öncesinde tavşan bölümü var neydi o demekten kendimi alamıyorum.
Bir metafor yapılmış bariz. Ama sevemedim.
Aynı nokta üstünde dönüyormuş hissi veriyor ilerleyince. Zamana yayıp okumak daha keyifli olacaktır.
Keyifli okumalar.