Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 10 Temmuz 2024 13:28 “Boyun eğdiği erkeğin kendisi değil, o tartışılmaz evrensel bir yasaya, er ya da geç maruz kalacağı eriş vahşete boyun eğiyor. Acımasız da olsa, kirli de olsa, yasa böyle.”
Annie Ernaux’nun kaleminden bize ulaşan açık sözlü bir metin Kızın Hikayesi. 1958 yılında daha 18 yaşındayken gittiği bir yaz kampında yaşadığı ilk cinsel deneyimi cesurca, olabildiğince açıklıkla ve dışarıdan bir gözle aktarıyor. O yaşlarından 58’deki kız, o kız diye bahsediyor. Aslında bu kitabı yazarkenki haliyle 18yaşındaki halinin birbirinden çok farklı insanlar olduğunu gösteriyor. Hepimiz için de öyle değil mi? Ben dediğimiz şey stabil değil sürekli değişip dönüşen bir hal.
1958’de bir genç kızın yaşadıklarının bugün hala yaşanıyor olması oldukça üzücü. Yani üzerinden yarım asırdan fazla geçmiş olmasına rağmen yaşadıklarını hiç garipsemeden okumak şu soruyu sormama sebep oldu doğrusu? Daha kaç yıl gerek bunların değişmesine?
Ernaux’nun eserlerinde en etkilendiğim şey olanı olduğu gibi, cesaretle aktarması. Bu kitabı da çok cesur ancak benim en sevdiklerim Olay ve Bir Kadın