“Ölüme “göçüp gitmek” diyen ya da “huzur içinde” ölündüğünü düşünen her kimse … hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey, bir savaş.”
Hamnet, Maggie O’Farrell’in kaleme aldığı tarihi kurgu bir roman. William Shakespeare’in oğlu Hamnet’in ölümünü ve bu ölümün ailesinin üzerindeki etkilerini anlatıyor roman. Tarihi bir kurgu olsa da çok fazla tarihsel gerçeklik yok kitapta. Yazar kitabın sonunda da romanın tahminlerinin ürünü olduğunu belirtmiş çünkü Hamnet’in ölüm nedeni tam olarak bilinmiyor.
Romanın adı Hamnet olsa da ana karakteri Hamnet değil Hamnet’in annesi Agnes. Öyle güçlü, öyle canlı kanlı bir karakter çizmiş ki yazar okurken bu kadına dair her şeyi içimde hissettim. Agnes sezgileri kuvvetli, doğayla ilişkisi güçlü, şifacı bir kadın. Gelin görün ki bu şifacı kadın oğluna şifa olamıyor ve biricik oğlu Hamnet’i ölümün elinden kurtaramıyor. Oğlunun ölümü ardından başlayan yas süreci beni çok zorladı. Agnes’le ağladım, acılandım, hüzünlendim. “Bu asla bitmeyecek yasla ne yapar insan, nasıl yaşar?” diyerek okudum.
Spoiler olacak ama kitabın sonunda Agnes’in oğlunu anlatan tiyatro oyununu izlerken onunla birlikte sıktım yumruklarımı, oyuncunun sahneden “Sakın beni unutma.” dediği an gözyaşlarımı tutamayıp “Bir anne evladını unutur mu hiç Hamnet?” dedi yüreğim.
Maggie O’Farrell’in daha önce de bir kitabını okumuştum. Onu da çok beğenmiştim. Derinlikle kurduğu karakterleri, dili, betimlemeleri, kurgu yeteneğiyle radarıma giren yazarlardan. Şimdi diğer yazdıklarını da okuma zamanı.
Lütfen siz de Maggie O’Farrell ile tanışın.