Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 13 Temmuz 2024 10:51 Kahramanımızı tasarruf tedbirleri kapsamında bankadaki işinden ilişiğini kesmişlerdi. Fakat gelecek hafta onun yerine hemen birini bulmuşlardı. Ne garip değil mi?
İş aramaya başladı. Bulamıyordu. Umutları tükenmeye yakınken okuldan arkadaşı Hamdi Bey ile karşılaştı. Hamdi bey arabasına aldı. Hadi bize yemeğe gidelim dedi. Eve gittiğinde Hamdi bey karısıyla utanmadan öpüştü ve kahramanımızı oturmak için büyür etmeden banyo yapmaya çıktı. Ortada kalan bu adam şaşkın, biraz mahmur bir şekilde evden çıkmak ile çıkmamak arasında tereddütde kaldı. Daha sonra duştan çıkan adam yanına indi ve sana iş bulacağız üzülme dedi. Ertesi gün kesin yanıma uğra dedi.
Öğlene doğru Hamdi Bey'in işyerine gitti. Hamdi bey ona iş bulmustu. Bankalar arasındaki evrak takibi ve bilgi alışverişini sağlayacaktı. Masasına geçti. Odada kendi masasının dışında bir masa daha vardı. Karşısındaki bu masada Raif efendi oturuyordu. Göz göze geldiler ve Raif efendi tebessüm etti.
Raif efendi Almanca mütercimiydi. Sessiz, sakin, işten çıktıktan sonra alışverişini yapıp evine giden, sabahda erkenden işinde olan kendi halinde bir adamdı. Bazen patron gelir bunu paylardı. Fakat Raif efendi hiç bir şey olmamışcasına nötr bir duruş sergilerdi. Bu kahramanımızın dikkatini çekiyordu. Ayrıca sessiz, sakin ve hiç konuşmayan biri olmasıda sıkıcı olup olmadığı konusunda kafasında düşünceler uyandırıyordu.
Bir gün Raif efendi hastalandı, ise gelmedi. Bu halde bile evinde çalışıyordu. İş yerinden biri evrakları ona iletir, oda çalışmasını yapar evrakları geri gonderirdi.
İyileşip çalışmaya başladıktan sonra işveren Hamdi bey birden odaya girdi ve bunu paylamaya başladı. Neden hala yetişmedi bu metinler diye epey kızdı. Raif Efendi'nin cevabına daha da kızdı ve acil o metinleri istiyorum dedi. Patron ciktikdan sonra Raif efendi gulumsuyordu. Hemde kızılan bağrılan hor görülen kişi o değilmişcesine. Bir yandanda kağıda bir karalama yapıyordu. Neyse Raif efendi Evrakları hemen hazırlayip daktiloya vermek için odasından çıktı. O sırada kahramanımız yaptığı karalamayi merak etti, masasına yaklaştı. Basit ama ustsca çekilmiş bir kaç çizgi vardı. Ağzı ve gözleri kocaman olmuş bu şekil, az önce bağıran Hamdi bey idi. O sırada Raif bey içeri girdi. Gizlemeye çalıştı ama fırsat bulamadı. Ne güzel çizim dedi. Ara sıra karalıyoruz birşeyler dedi ve buruşturup çöpe attı.
...
Bir gün yine Raif efendi hastalandı. Evrakları götürmek için kahramanımız Hamdi beyden izin istedi. Daha sonra evrakları eve getirdiğinde kapıyı kızı açtı. Yüzünde küçümser gibi bir ifade vardı ve bu ifade ağzından çıkan hoşgeldiniz kelimesindeki tonlamasiyla çelişiyor idi.
Raif Efendi'nin evini gözlemlemeye başladı. Evinde ıs yerindeki gibi sessiz ve sadece para kazanma makinası gibi görülen biri idi. Baldızı, eniştesi bunlarla yaşıyordu....
Telefon kasılmaya başladı uzatmıycam:)
Raif efendi ofisteki kara kaplı defterini istedi ve kahramimiz hasta yatağında yatan Raif efendiye getirdi. Raif efendi yakmasını istesede kahramanimiz yakmadi ve Raif efendiyi ikna edip okumak için aldı. İçinde Raif Efendi'nin geçmişi vardı . Babası sabun işleri için Almanya'ya tahsil öğrenmeye göndermişti...