ben fantastik-kurgu alanında fazla kitap okumamış birisi olarak belki de türe yeni başladığım için çoğu kişiye kıyasla (2 hafta gibi bir sürede) uzun aralıklar vererek okuduğum için uzun bir sürede bitirdim bu kitabı. ama bu kesinlikle benimle alakalı olan, benim tecrubesizligimden kaynaklanan bir durum ki gerçekten sürükleyici bir kitap. elimden bıraktığımda bile kitabı düşünürken buldum kendimi ve çok hoşuma gitti bu durum.
şimdi kitaba gelirsek, rebecca f. kuang in ilk kitabı 22 yaşında yayınladığını öğrenince verdiğim tepki "ben hayatımla ne yapıyorum?" oldu. 18 neredeyse 19 yaşındayım ve 3-4 sene sonrasında böyle bir kitap yayınlamak, bunu düşünmek bile imkansız ve olağanüstü geliyor çünkü inanılmaz bir atmosfer yaratmış genç yaşına rağmen yazarımız. hayal gücü kullanımına tek kelimeyle bayıldım ve kitabı okurken hep ama hep aklıma hayatımın dizisi, belki de izlemeyi en sevdiğim şeylerden biri olan "avatar the last airbender" geldi bu yüzden resmen dört köşe oldum zevkten. asya tarihi ve esinlenmeleri, karakterler, o güçler ve spiritüalizm ve şamanlık gibi kullanılan sembolizmler kesinlikle birbirine bağladı bu ikisini benim için ve yazar oradan esinlendi ya da esinlemedi bilemem ama benim için mükemmel oldu diyebilirim. bazı konular klişe ve tahmin edilebilir ennn klişe ve populer olan enemies to lovers trope i da aynı şekilde (rin-nezha) ama yine de fazla rahatsız etmedi beni, kaldı ki tarihi kurguyla güzel harmanlamasi bunu benim için örttü diyebilirim. e tabii trajik hikayelere sahip karakterler artık allahın emri hele ki bir savaş kitabında bir uyuşturucu bağımlısı, tecavüz kurbanı, hayatı boyunca manipüle edilmiş bastırılmış birisi ya da sadece silah olarak yetiştirilmiş bir askere rastlamak, en azından bana şaşırtıcı gelmedi. fakat yine de özellikle cinsel ve bazı fiziksel şiddet sahneleri rahatsız ediciydi fazlasıyla. ilk başta dozunu kaçırdığını düşündüm ama savaşın sonuçlarını ve ne kadar acımasız olduğunu kanıtlamak istemiş belki de bu şekilde r f. kuang. zaten bunu da başarıyor, amacına ulaşıyor kesinlikle. en sevdiğim karakter kesinlikle kitay oldu, zekasını ve mantığını çok iyi bicimde kullanmasını sevdim. ikinci kitabı da okumak için merakla bekliyorum bakalim