Toprak Ana.. yoktan varoluşun ardından birer birer yok oluşun hikayesi...
Kitap birbirine asık iki insan Suvankul ve Tolganay'ın hikayesi ile başlıyor. Nasıl yokluktan gelip istedikleri her seye sahip olduklarını, Sonra hepsinin nasıl yok olduğunu...
Tam her şey yolundayken 2. Dünya savaşının çıkmasıyla yaşlı genç demeden tüm erkeklerin cepheye çağrıldığı, kadınların erkek gücü gerektiren işlerde hiç şikayet etmeden var gücüyle çalıştığı, hasat edilen ürünün önce yaşlı çocuklulara pay edildiği, cepheye gönderildiği, oldukca zorlu günlerde hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor kitapta. Savaş, kıtlık, ayrılık, ölümler, özlemler... İşte bu zorlu şartlarda var gücüyle çalışanların başında geliyor Tolganay ana.. 3 oğlu ve eşini savaşta kaybetmenin acısını geliniyle birbirine sımsıkı sarılarak atlatmış. Tüm bilgeliğiyle gelinin her zaman yanında olmuş en sonunda onu da kaybederken; gelininin kendisine olan hediyesiyle tekrar hayata bağlanmış artık bir büyükanne Tolganay... Gelininin emanetini kendi öztorunu gibi bağrına basmış belki kayıplarına olan özlemini onunla dindiren belki de ağlamaktan göz pınarları kurumuş bir kadının ve tüm yüceliğiyle ihtiyacı olana kol kanat gerip tıpkı bir tohum gibi yeniden umutlar yeşerten Toprak Ana'nın hikayesi...
Kalemine sağlık Cengiz Aytmatov!