Anlatışı akıcıydı. Hikayesi pek inişli çıkışlı olmasa da merakla devam etmiştim. Ama sıradan bir günde öylece bitivermesi beni hayal kırıklığına uğrattı. "Yaptığı müzik tuttu mu, aşk hayatı oyle havada mı asılı kaldı, Nazlı'nın soyleyemediği sıkıntısı neydi" gibi sorular cevapsız kaldı. Özetle; giriş, gelişme var ama sonuç yok. Hoşuma gitmişti, yazık oldu. Eksik tutulmasına rağmen, okuduğum sürece hoşlanmış olduğum için puanım bu.
İçeriği; baş kahramanı 20 yıllık bir gitarist. Ancak boşandığından beri bir yerlerde çalmayı bırakıp, ders verip, gitar tamiri yaparak geçimini sağlar. Hala eski evinde yaşar. Komşusu ve yakın arkadaşı olan Ayşe'ye, kocası Orhan'ın evi terketmesinden sonra bir şeyler hissetmeye başlar. Ancak hislerini içinde yaşayıp, sadece arkadaş olarak desteğini vermeye çabalar. Beraber Orhan'ı aramalara başlarlar. O arada müzik kariyerine tekrar dönmesinin yolu açılır. Bu Ayşe'den kaçmak için de iyi bir fırsat olur. Sonrasında noluyor okuyunca görürsünüz demek isterdim ama saçma bir bitiş oldu.