Turgut Uyar Türk Edebiyatına hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerle girmiştir.
Turgut Uyar şiiri, içerikte de memleket ve insanın gündelik sorunlarına yer verişiyle toplumsal nitelikler taşıyan bir şiir olarak belirginlik kazanmıştır.
Ayrıca kendisi de İkinci Yeni Akımının temsilcilerindendir.
Çoğunlukla Nurullah Genç kalemine hayranlık duysam da diğer şairlerin de yazdığı eserleri okumaktan, anlamaktan vazgeçmedim.
Şiir okuyan her insan vazgeçmemeli..
Bu nedenle Turgut Uyar'ın okuduğum ilk eseridir.
Turgut Uyar'ın "Göğe Bakma Durağı" şiirinden başka şiirlerine dair bilgim yoktu.
Eserde evrensel konular da hakimdi. Fakat her dizede bir yalnızlık teması dolup taşıyordu. Bunu şairin kendi kişisel hayatına ve yaşadıklarına bağlıyorum.
Kısa şiirler de yer alıyordu. Lakin anlaşılması güçtü. Bu sebeple üç-dört defa okudum.
Okuduğum dizelerde kendimden de parçalar buldum. Önemli olan da bu değil mi?
Şiirlerden kendimize dair kişisel bir iz bulmak ve taşımak...
İncelemem de eserden beğendiğim alıntılara da yer vermek istiyorum.
"Eylül toparlandı gitti işte
Ekim filan da gider bu gidişle
Tarihe gömülen koca koca atlar
Tarihe gömülür o kadar."
(Sayfa 87)
"Çünkü sonu buysa
Ölmek elbette gereksizdi."
(Sayfa 74)
( Bu dize beni fazlasıyla düşündürdü:))
"Bir susam gibi boyuna sulamak umutsuzluğu
Ve direnmek
hep direnmek devam etmek adına..."
(Sayfa 72)
"...senin hüznün bir yazgıdır,..."
(Sayfa 59)
Genel anlamda beğendim okumanızı itina ile tavsiye ederim.