8/10
·447 syf.··
Beğendi
·
2017 80. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2017 15:38
19.yy sonlarında ortaya çıkan natüralizm akımının öncülerinden ve internet yokken çoğumuzun kadın zannettiği Fransız yazar Émile Zola'nın Toprak adlı romanını merakla ve beğenerek okudum. Toprak dediğimizde hepimizin aklına çamur renkli katı ve elde ilik ilik dökülen kara parçası geliyordur. Aslında anlamlar daha derin ve bu derinlik eserdeki hikayeleri daha çok içselleştirmekte. Fransızca ve Türkçe'deki okunuş bakımından biraz etimolojik bir inceleme yapmak gerekirse, toprak sözcüğü Fransızca 'la terre' olarak ifade ediliyor. Okunuşu 'ter' evet bildiğimiz ter yani, hani sıcaktan ve çok efor sarf edilince vücuttan akan sıvı. İkisini yanyana koyduğumuzda toprağın bir emek, bir çaba, bir mücadele, bir ter ve kan akıtma yoluyla değerlenip kazanıldığını görebiliriz. İşte bütün meseleler de buradan çıkıyor kitapta. Köylülerin ana geçim kaynağı olan toprak yüzünden insanların maddi çıkar uğruna nasıl çirkinleşerek birbirinin arkasından kuyu kazmasını çeşitli örneklerle anlatıyor bize yazar. Kitabın başı oldukça iyi başlamakla birlikte ortasına kadar sıkıcı oldu benim için hatta ara vererek okudum. Tek bir ana karakter yok köydeki herkesin yaşamından çeşitli parçalar çok az olsa da var. Kitabın ortasından itibaren olaylar hız kazanıyor ve karakterleri artık daha iyi tanıdığınız için kimin neyi neden yaptığını daha iyi kavrıyorsunız. Ben bir kitap görmedim ki bütün karakterler bir kötülük abidesi olsun, al birini vur ötekine. Herkeste neredeyse öyle kötü taraflar var ki gözardı etmek mümkün değil. Birine kötü bir şey olduğunda haketti moduna geçebilirsiniz. Yazarın dili oldukça ağır ancak natüralist bakış açısıyla yazdığı için sansürleme yok hepsi açık açık anlatılıyor. Para denen materyalin insanları nasıl birbirine düşürüp kardeşi kardeşe, babayı oğula, işçiyi patrona düşürüp birbirini boğazlamasını izlemek işte bu kitabın filmiyle olur. Bütün bunların yanında köylünün buğdayını pahalıya satma çabası, Amerika'dan buğday ithalatı, zorunlu askerlik, zengin tiplerin köylüyü hakir görmesi ve köylülerin ihtilalden karlı çıktılar bahanesiyle burjuvalara olan nefretleri açıkça anlatılarak politik eleştiriler sunulmuş. Açıkçası ortaları okurken sıkıntıdan patlamam diye umarken olayların bir anda içine çekmesini şaşırtıcı buldum. Bayağı trajik olayların yer aldığı eserden çıkarılacak elbette çok ders var. Okuduğunuzda o köylü zihniyeti aynı şimdiki geri kalmış anadolu beldelerinin aynısı, Fransızlar birçok meseleyi bizden önce görmüş olacaklar ki şimdiye dek kendilerini geliştirerek aydın bir millet haline geldiler. Dili ağır ve sıkıcı falan demeyip benim gibi sabredip bu kitaba bir şans verin. Okuduktan sonra iyi ki okumuşum deyip tam adı Émile Édouard Charles Antoine Zola olan yazara teşekkür edeceksiniz bence.
ToprakEmile Zola · Oda Yayınları · 1995450 okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.