Ben de herkes gibi kitabı ilk internet üzerinde okumuştum. Tabi ki düzenlenmiş halini daha da çok sevdim. Yazarın dili gayet başarılı bana göre. Betimlemeler konusunda oldukça başarılı bir yazar. Kitap çok satanlar listesinden bir ara hiç düşmedi. İnternet ortamında en çok okunan kitap oldu hatta. Dört puan vermemin sebebi ise bana göre çok fazla mantık hatası olması. En sevdiğim karakter ise Doğa çünkü Doğa bana göre çok gerçekçi biri bazen soğuk bazen ise nasıl desem çok çocukça idi. Bir de kitabın bir bölümü Hatay’da geçiyor bende Hatayı bilen biriyim.
Eleştireceğim yerler şunlar; ilk başta Ediz’in anneannesinin şivesi yani Hatay şivesi değil asla bana göre mantıklı değildi. Bunu da geçtim, mekanlar hiç mi hiç olmamış. Reyhanlı sınırında polisten kaçıyorlar Asi Nehrine geliyorlar, İskenderun sokaklarında birilerinden kaçıyorlar sonra telefon çalıyor Uygar diyor ki “Ne bileyim abi ben Antakya sokaklarını”. Antakya merkez ilçedir. Hatay sokaklarını dese yine tamam ama Antakya sokakları dediğin yerle İskenderun’un alakası yok. Palladium Alışveriş merkezine gidiyorlar Doğa diyor ki Ediz’e sen git ben eve yürüyerek gelirim. Eve İskenderun’da gidemezsin yürüyerek arada dağ var, aşamazsın o dağı yürüyerek.
Kitabı okurken sürekli bir internet versiyonu ile kitap versiyonunu karşılaştırır haldeydim. Tabiki de kitap versiyonu daha da başarılı. Dilde tekrara çok düşülmüştü. Bazı cümleler anlamsızca uzundu ve sık sık kelime tekrarları görülebiliyordu. Birkaç bölüm boyunca içimden kitaptaki fazla kelimeleri sildiğimden ilk başlarda hızlı ilerleyemedim, hatta uzun süredir hiç olmadığım kadar yavaştım diyebiliriz. Tekrarlar beni rahatsız etti çünkü bir şeyleri vurgulama amaçlı yapılmamışlardı, sadece öylesine oradaydılar ve okurken akıcılığı engelliyorlardı. Bu kitapta en sevdiğim şey baş karakterlerin ikisinin de hayatta ağır şeyler yaşamasıyla belli bir olgunluğa sahip olmaları. Yaralı bir ruha sahip karakterlerin olduğu kitapları oldum olası hep sevmişimdir. Bu durumun kitabın içinde geçen olayları okuyucuya daha derinlemesine hissettirdiğini düşünüyorum. Ediz’in veya Doğa’nın davranışlarının altında yatan ana sebebi yara aldıkları geçmişleriyle çok kolay bir şekilde bağdaştırabiliyorsunuz. Yabancı’nın kapağı kitabın ruhuna çok uygun. Fakat hiç Pegasus’tan beklemediğim bir şey oldu. Kapakta ki Yabancı yazısı bariz bir şekilde silindi. Hiç beklemiyordum böyle bir şey.
Kurguyu çok güzel bulan biriyim. Yabancı’yı merak edip başlamam zaten konusunun ilgimi çekmiş olmasıydı. Ancak kurgunun bazı yerleri bana göre yetersiz kalıyor. Mesela Ediz gibi her yerde aranan birinin her mekana rahatça girip çıkabilmesi bu kadar kolay olmasa gerek diye düşünüyorum. Yabancı Şahmeran serinin başlangıç kitabı olduğu için eksik bulduğum kısımları görmezden gelebiliyorum.İkinci kitabın çok daha iyi olacağını daha önceden okuduğum ama ilk kitapta yer almayan bölümlerden tahmin etmek zor değil. İşte bu yüzden benim için asıl Yabancı’nın bir sonraki kitapta başlayacağını düşünüyorum. Yine de şans verilmesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Diğer kitabını hemen almayı düşünüyorum. Gelecek zamanlarda neler olacak oldukça merak ediyorum. Keyifli Okumalar.