Gönderi

"Ya şimdi ya hiçbir zaman."
Puan vermedi·619 syf.··
2024 32. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2024 13:46
》Her insanın hayatında her şeyden elini eteğini çektiği, pes ettiği, çabalamayı bıraktığı, yorulduğu bir dönem vardır. Kimi insan kendini daha çabuk toparlar ve tekrar yaşama döner, ama kimi için bu daha zordur ve o bıkmışlık hissi ömrünün sonuna kadar üzerinde kalır, sadece yaşar, o kadar. İşte Oblomov bize böyle bir adamı anlatıyor. 》Küçüklüğünden beri el bebek gül bebek büyütülmüş, her şeyi önüne hazır olarak gelmiş, ayakkabılarını, giysilerini bile yardımcıları giydirmiş, üzerine bir sorumluluk yüklenmemiş bir adam Oblomov. Aptal değil, gayet zeki, temiz kalpli, merhametli, derin bir ruha sahip bir adam. Kararlar almıyor değil, kafasında hep bir plan var. Maddi manevi bir hayli de sıkıntısı ve halletmesi gereken meseleleri var. Fakat uygulamaya asla geçiremiyor, hep erteliyor, hep bir bahanesi var. 》 Tam bir tembellik değil, bilinçli bir atalet hali onunki. Ânı yaşıyor yalnızca. Ve bunu kasıtlı yapıyor, bunu tercih mi ediyor yoksa aslında üşeniyor mu bazen kestirmesi zor oluyor. Çünkü akıp giden zamanın ve canlı bir hayatı olan insanların karşısında kendi probleminin farkında, bu yüzden zaman zaman kendini kötü hissetse de durumu değiştiremiyor. Çünkü o Oblomov. Çünkü bunun adı Oblomov'luk. Bu kavramı anlamak kitabın özüne inmeyi gerektiriyor. 》Sayfa 200lere kadar yatağından bile çıkmıyor bu adam. Tanıdıkları, ahbapları onu görmeye geliyor yalnızca. Ama öyle biri var ki: Ştolts. Oblomov'un çocukluk arkadaşı, belki de onu en iyi tanıyan kişi. Çok çabalıyor onu hayata kazandırmak için. Ama o da yetersiz kalıyor. 》Ştolts kitapta da çok önemli bir konuma sahip. Oblomov'un tamamen zıttı bir insan. Evet çok yakınlar, ama Oblomov tembelliğin, Ştolts dinamizmin, aktif hayatın ve çalışkanlığın sembolü. Yazar da Oblomov-Ştolts karşıtlığında eski ve yeni Rusya'yı, Doğu'yla Batı'yı karşı karşıya koymuş. Oblomov Rusya'yı, Ştolts Avrupa'yı temsil ediyor. 》Bunların yanında Olga karakterine de ayrıca değinmek isterim. Oblomov'un aşka dair içindeki ilk filizlerin çıkmasını sağlayan kişi olarak, onun üzerindeki bu ölü toprağını atmasını sağlayacağına inanmıştım. Ama aşkına bile sahip çıkamadı Oblomov. Tembelliği, korkaklığı Olga gibi hayat dolu bir kadını bile pes ettirdi. İşte o noktadan sonra anladım ki böyle insanlar ne yaşayabilir, ne sevebilir. Olga daha sonradan hakettiği mutluluğu buldu ama Oblomov yine Oblomov olarak kaldı. 》Bunlara ek olarak diğer bütün karakterler de çok başarılı tanıtılmış. Okurken hepsinin görüntüsü gözümün önüne geldi, seslerini bile duydum dersem abartmış olmam. Detaylı betimlemeleri, bazen tekrarları olsa da anlatım sıkmıyor. Biraz sabırlı okursanız kitabın içine girebileceğinizden eminim. 》Çok kalın, sıkılır mıyım, biter mi diye düşündüğüm bu kitap nasıl böyle su gibi aktı bilmiyorum. Belki Gonçarov'un kaleminin tadından, belki Ştolts'a olan sevgimden, belki ne kadar kızarsam kızayım Oblomov'da kendimi bulmaktan... Yine de kızdım. Ona kızmaktan kendimi alamadım. Çünkü insan isterse her şeyi yapar, her imkanı bulur. 》Hepimizde var biraz Oblomov'luk. Bazen hayat hepimize zor geliyor, bazen bahanelerimiz bitmiyor, hep erteliyoruz bir şeyleri. Ama hayat Oblomov olmak için cok kısa. Son nefesimizde yaptığımız değil, yapmadığımız şeylerin pişmanlığı sarmasın etrafımızı. Bazen mola verelim, dinlenelim, dinleyelim kendimizi, nefes alalım. Ama hiçbir zaman bırakmayalım yaşamayı, gülmeyi, denemeyi, sevmeyi...
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,8bin okunma
··
165 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.