Evet, yanlış duymadınız, hayat bir sistir. Çünkü her ikisinin de ardında ne olduğu bilinemez. Hava sisli olduğu zaman sisin ardında ne olduğunu oraya gitmeden, oraya varmadan öğrenemezsiniz, değil mi? İşte hayat da böyle bir şey.
Miguel de Unamuno’nun başyapıtlarından sayılan Sis, Augusto adındaki bir adamı anlatıyor. Augusto, bir gün sokakta yürürken bir kadın görüyor ve onun peşine takılıp evinin önüne kadar geliyor. Daha sonra kadının isminin Eugenia olduğunu öğreniyor ve ona bir mektup yazıyor…
Tüm kitap bundan ibaret değil tabii. Kitapta monologlar da var, ki kitabı okumayı zorlaştıran en büyük etken de bu. Augusto’nun aklından geçen her şey aktarılmış, bilinç akışı tekniği kullanılmış. Ayrıca felsefe de var, varoluş sorgulaması da var, ki bunlar da okumayı zorlaştırıyor. Eğer monologlara ve felsefeye (özellikle varoluş sorgulamalarına) alışmışsanız okuyabilirsiniz ama öbür türlü okurken zorlanırsınız (benim gibi).