·347 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Temmuz 2024 01:19 ~Spoiler~
Okurken beni ağlatan, keşke hiç bitmese de sürekli devam etse dediğim, şu sayfayı okuduktan sonra uyuyayım deyip o sayfanın üstüne 50 sayfa daha okutan kitaplar benim için mükemmel kitaplardır. Bu da o kitaplardan biri oldu benim için. Kitaba 9 puan verdim, 10 değil. Bunun tek sebebi, kitaptaki yasak aşk. Anne, hali hazırda onu bekleyen ve deliler gibi seven nişanlısı varken ona ihanet etti. Kitap da tamamen bu ihaneti güzelliyor aslında. Bu bir gerçek. Kitabın son bölümünde, Westry’yi oğlunun getirdiğinden bahsediliyor. Bu da, Westry’nin her sene adaya seyahat edip Anne’e aşk mektubu bırakırken onun da eşine ihanet ettiğini gösteriyor. Kısacası, yanındaki ile yaşar aklındaki ile ölürsün sözünü güzelliyor bu kitap. Bundan gerçekten hoşlanmadım. Keşke yazar bu güzel aşk hikayesini böyle bir temele dayandırmasaydı. Bu beni cidden çok üzdü. Öte yandan, savaş için mücadele edilen bir adada savaştan çok aşk ilişkileri ile ilgilenilmesi de bir başka anlamsız olaydı. Bunun yanı sıra, Mary’nin mektubunu, intihar nedenini ve mektubunun içeriğini asla öğrenemedik. Bu beni çok meraklandırdı. Westry’nin son 5 yıl neden adaya gelemediği de bilinmiyor. Gerçi bunu yaşlılığa bağlayabiliriz. Kitty’nin Anne’in yaşamına olan o koca etkisi ise göz ardı edilemezdi. Onca yaptığı şeyden sonra asla arayıp özür dilemedi. Yaptığını telafi etmeye çalışmadı bile. Onu arayan Anne oldu, ki aramakla da kalmayıp hemen affetti. O kadın, Anne’in aklındaki insanla evlenememesinin, kalbi kırık bir şekilde koca bir hayatı yaşamasının sebebiydi. Kitty’nin sarı kıvırcık saçlarını yolmak isteme eğilimim çok fazlaydı kitabı okurken. Özetlemek gerekirse, bir solukta kendini okutan, güzel bir hikayesi olan fakat hikayede beni memnun etmeyen kısımlar da bulunan, yine de 9 puan ile favorilerim arasına girebilen, güzel bir kitaptı.