·384 syf.····Okunma: 19 Temmuz 2024 13:53 Bu kitap feminist distopya mı diye soruluyor önsözde. Bu kitabı okuyup da feminist düşünceleri kabarmayan olamaz diye düşünüyorum. Kadın haklarının önemi bir kere daha gözlerim önüne serildi.
Doğurganlığın bitmeye yaklaştığı zamanlarda, doğurabilen kadınların "kendilerine sapkın bir dini kılıf uydurmuş yobaz bir grup tarafından" zorla devletin malı haline getirilip, zengin evlerine damızlık olarak verildiği, doğuramayan ve sisteme hizmet etmeyenlerinse insan muamelesi görmediği bir dünya düşünün.
Kadınların gerçek dünyada hiçbir yeri yok. Kadınların tek önemi doğurganlığı. İsimleri bile yok. Kadınlar sınıflara ayrılmış, kıyafetleri bile ona göre yapılmış. Kırmızı, mavi, beyaz... Biz de Fredinki adını alan damızlık bir kızın ağzından hikayesini okuduk. Sonundaki yarım kalmışlık bile hoşuma gitti.
Okurken üsluptan hem keyif alıp hem de her şeye kızıp karakterin en derin duyguları ile kendinizi bütünleştiriyorsunuz... Gerek kurgusu gerek karakterlerin çarpıcı betimlenmesi gerekse kadına gerçek bakış açısının örtüsüz net bir şekilde ifade edilmesi ile ortaya şahane bir kitap çıkmış.
Bu kitap kadın dünyasını bir distopya kurgusunda anlatan (bana göre) en iyi kitaplardan birisi oldu. Okurken dizisi ya da filmi yapılmalı diye düşünürken bir araştırma yapıp ikisinin de olduğu farkettim, şimdi diziyi izlemeye gidiyorum.