9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2024 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2024 23:45
Tanpınar’dan okuduğum ikinci kitap oldu kendileri. Keşke Huzur’dan önce Mahur Beste’yi okusaydım, zira Huzur’da adı geçmediği yer yok gibi bir şeydi. Ahmet Hamdi Tanpınar roman konusunda Marcel Proust’u örnek alan bir yazar. Bilenler bilir Proust en sevdiğim yazardır, Kayıp Zamanın İzinde’sinin üzerine başka bir dev yapıt tanımam. Huzur’un bazı satırlarında Proustvari bir izlenimi derinden hissettim. Bu hisler sayesinde olsa gerek şevkle okuduğum bir kitap olsa da edebi anlamda pek yoğundu. Tıpkı Proust’un dev yapıtı gibi edebiyat ile müziğin ruhunun bir araya gelip zirveye çıktığı bir kitaptı Huzur. Nasıl ki Proust yaşadığı çağı yapıtına yansıttıysa Tanpınar da tam olarak bunu yapıyor: Doğuyla Batının arasına sıkışmış Cumhuriyet aydınının yaşamını baz ediniyor. İkinci Dünya Savaşı’nın trampet sesleri eşliğinde ilerleyen bir kurgu bu. Modern bir çiftin aşkını da süs niyetine ekliyor ve İstanbul’un naif köşelerine götürerek sarıp sarmalıyor bizleri: İşte Türk edebiyatının en klas kitaplarından biri çıkıyor karşımıza. Huzur dört bölümden oluşuyor: İhsan, Nuran, Suat ve Mümtaz. Hepsi birbirinden farklı bu insanları ve temsil ettiği konuları okumak bambaşka bakış açıları sunuyor okura. Eser yalnızca bir günü anlatırken o bir günün içine bir sene zarfında yaşanan olayları da sığdırıyor. Bu anlamda sene başında okuduğum James Joyce’un Ulysses’ini hatırlattı bana. Üstelik evden çıkış ve eve geliş hikayesinin benzerliği Huzur ve Ulysses ilişkisini açıkça gösteriyor. Eserde Ulysses'in bahsi de geçiyor zaten. Yazarın bilinç akışı tekniğinde yazılmış kitapların (Kayıp Zamanın İzinde, Ulysses vb) etkisinde kaldığı bir gerçek. Bazı paragrafların anlatımı bilinç akışına oldukça uygundu. Bu tür kitapları sevdiğim için keyif alarak okudum. Bu ve bunun gibi eserler, insana iyi bir edebiyat duygusunu veren ve bu hissi yaşatan mükemmel yapıtlardır. Okunması pek kolay değildir, yine de insan o döneme yavaş bir şekilde yol alır ve dönmek içinden gelmez hiç. Aslında kitapta gram huzur yoktu, karakterlerin her biri bir define gibi gizlenmiş ‘’huzur’’u arıyordu sanki. Var oluşlarının dayanılmaz sancıları arasında kıvranırken huzura ulaşma çabaları okunmaya değerdi. Huzur huzurdan bahsetmeliydi belki, ama sadece bir başlık olarak kitapta yer bulmuş kendine. Tanıtım bülteninde yazdığı gibi; Huzur, gerçekte bizim iç hikâyemizdir.
Edebiyat
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,4bin okunma
·
175 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.