Gönderi

10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Hepimizin canavarları var. Kimi zaman bu canavarları kontrol edemez ve bu sebepten dolayı ışığımızı kaybedip sonsuza dek süreceğini düşündüğümüz bir karanlıkta kalırız. Tamamen karanlıkta kalmak insanı şok eder. Çünkü bir yerlerde her zaman, azıcık da olsa ışık vardır; bir lamba açık kalır, kapı aralıktır, ay ışığı ve yıldızların ışığı panjurların arasından sızar, elektronik bir cihazın ışığı yanıp söner… Peki bu canavarlar nelerdir? Birazda onlardan bahsedelim. Bu canavarlar belki her gün yanımızda olan ve aklımızı olmayan şeylerle dolduran duygular ve bilişsel çarpıtmalardır. Bu canavarlardan bazıları şunlardır: endişe, stres, öfke, üzüntü, yorgunluk. Birde aklımızı “Saatin çalmayacak, okula geç kalıcaksın, özür dilemen gerekecek, kimse çok özür dileyen insanları sevmez, zaten başarısız olacaksın neden hâlâ çabalıyorsun.” Gibi olmayan ve olumsuz düşüncelerle zihnimizi meşgul eden canavarlar vardır. Bir noktadan sonra kişi çevresinden uzaklaşmaya başlayınca canavarlar daha da yakınlaşır ve asıl arkadaşının onlar olduğunu söylemeye başlarlar. Çünkü gerçek dünyada yapmanız gereken bazı sorumluluklarınız vardır. Bunları bazen isteyerek bazense istemeyerekte olsa yapmamız gerekir. Canavarlar yapmanız gereken ama istemediğiniz bir şeyi yapmamanız yönünde size yardım edince sizi dünyadan koruduklarına ikna edebilirler. Üstüne üstlük üzerinizde yorgunluk canavarı, dikkat dağıtma canavarı ve kafanızın içinde zaten kötü ve yetersiz olduğunuzu söyleyen ve bu şekilde kişiyi ikna eden canavarlar varken hayatın zorluklarıyla uğraşmak yerine yatağınızda yatmak ve hiçbir şey yapmamak insana daha kolay gelir. Psikolojik olarak çöktüğünüzü anlamayan kişiler özellikle ebeveynleriniz sizi sorumsuz olmakla suçlayabilir. Çevreniz artık çok değiştiğinizi, eskisi gibi olmadığınızı ve ışığınızı kaybettiğinizi söyleyebilir ve sizi “tuhaf” olmakla suçlayabilirler. Ama bilmedikleri şey sizin kendi içinizde verdiğiniz savaştır. Çevrenin size karşı davranışlarıyla canavarların şu aldatmacasına da inanabilirsiniz: “canavarlardan bahsedecek olursan sana inanamazlar ve sana deli ya da yalancı derler.” Ama bunların hepsi kontrolümüz dışına çıkan duygularımızın ve zihnimizin bize karşı olan aldatmacasıdır. Herkes zaman zaman ya da uzunca bir süre bu canavarlarla mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Aslında bazen endişeli olmak iyidir. Mesela bir sınava girecekseniz belli bir düzeyde, size zarar vermeyecek derecede bir endişe sınavı ciddiye almanıza ve çalışmanıza yardımcı olabilir. Ya da bazen o kader çok çalışırsınız ki birkaç gün dinlenmek isteyebilirsiniz. Bunda da sorun yoktur ama duygular kontrolden çıkınca kişiyi yıpratabilir. İçinde bulunduğunuz durumdan çıkmanıza yardım edecek çevrenizdeki kişilerde önemlidir elbette. Alma artık dayanamayıp bir öfke patlaması sonucu annesine yaşadıklarını anlatmış ve canavarların haksız olduğunu görmüştü. Canavar avcısı ve annesiyle beraber canavarlara karşı savaşmaya hazırdı. Ama herkes kendisini destekleyecek, yanında olacak birisine sahip olmayabilir. Fakat bu durum iyileşmeye engel olamaz. Belki biraz daha zor olabilir ama bu inkansız olduğu anlamına gelmez. Eğer bir kişi iyileşmeye karar verirse bir Canavar Avcı, kendi iradesi ve kendine yardım edecek materyallerle bu işin üstesinden gelebileceğine inanıyorum. Hepimizin canavarları var, hepimizin kafasında susmayan sesler ve bizi olmayan şeylere inandıran düşünceler var. Hepimiz bunlarla mücadele ediyoruz. Ama önemli olan bunlara inanmayıp asıl gerçeği gösterip savaşabilmekte. Alma ve Yedi Canavar Iria G. Parente
Edebiyat
Alma ve Yedi CanavarIria G. Parente · Genç Timaş Yayınları · 20251,758 okunma
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.