az önce kapının önünde sigara içiyorum, önümdeki kaldırımda çocuklar top oynuyor.. bu çocuklardan birisinin babası kaldırımın köşesinden elinde bir poşetle döndü geldi, çocuğuna, 'al bakalım istediğin formayı aldım sana..' deyip poşetten formayı çıkarıp çocuğuna verdi.. çocuk formaya bir süre baktı ve, 'bu mor eski real madrid forması; ben yeni beyaz renkli real madrid forması istiyordum, hem bunun sırtında mbappe de yazmıyor..' deyip formayı babasına attı..
1997 yılında benim mahalleden erzurumlu bi' arkadaş vardı, fenerbahçeli.. biz iki taş bulup mahalledeki akranlarımızla aramızda boş arsada tek kale maç oynardık o zamanlar.. bizimle top oynayan bi' arkadaşa babası galatasaray forması almıştı.. bu erzurumlu arkadaş da o formaya bakar, içi geçer, sessizce maç oynamaya devam eder, gol atınca da, 'bolicc! elvirr bolicc!!' diye bağırırdı.. sonra sanırım bunun galatasaray formalı çocuğa bakıp iç geçirdiğini bunun ninesi görüp anlamıştı.. devamında bu aynı nine erzurumlu arkadaşa sarı, mavi, beyaz örgü iplerinden fenerbahçe formasına benzer süveter örmüştü..
öyle sevinmişti ki arkadaş buna.. üzerine orijinal, imzalı bolic forması giyse sanırım en fazla bu denli mutlu hissederdi kendini..
bizle maç oynarken giydiği aynı süveteri ertesi gün okula giderken de giyerdi..
yaz aylarında bile giyerdi bu süveteri maç oynarken.. zira o süveter değil fenerbahçe formasıydı onun için ve o formayı (süveter değil!) giydiği zaman daha iyi oynadığını söylerdi bize..
sonra bu süveter örgü yerinden söküldü.. (sert futbol anlayışına sahip bizler tarafından maç oynarken girdiğimiz ikili mücadeleler sırasında onun formasını (süveterini değil!) çekerken elimize ipin takılmasından sebep..)
sonra o oturdu kale direği görevini gören taşın üzerine ağladı.. içli içli ağladı.. biz özür diledik, o yine ağladı.. sonra ninesi ona yeni forma (süveter değil!) ördü, sevindi.. bir değil iki tane ördü hem de, o da iki kat sevindi..
niye yazdım bunları? sigara içerken şahit olduğum olayı görünce aklıma geldi.. öyle..