"Büyük söylev (nutuk)', ne bir anıdır ne de bir tarihtir. Büyük söylev; tarihi değerde bir siyasi belgedir."
Şevket Süreyya Aydemir
******
Nutuk, Mustafa Kemal Atatürk'ün 3 ay içerisinde kaleme aldığı 1927 yılında CHP'nin ikinci kurultayında kürsüden okuduğu bir eserdir.
( 6 gün-36 saat-33 dakika sürmüş. Atatürk, bitirdiğinde gözyaşlarını tutamamış. Dakikalarca alkışlanmış. ...)
Bu eser, 1919-1927 yılları arasındaki Milli mücadele sürecini tüm yönleriyle anlatan tarihî ve değerli bir belgedir.
"Nutuk" Adeta milletine verdiği bir hesap niteliğindedir.
"1919 yılı Mayıs ayının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir."
diye başlaması dahi bu görüşü kanıtlar.
Atatürk, Nutuk’ta aldığı her kararın, yaptığı her hamlenin hangi şartlar altında nasıl ve neden gerçekleştiğini açıkça anlatır. O kadar şeffaf, o kadar dürüst bir anlatımı vardır ki… Kendi milletine hesap vermekten bir an bile çekinmeyen büyük bir lider durur karşımızda.
*******
Eser, Samsun'a çıkışı ile başlar. Anadolu'nun her bir köşesinin itilaf devletleri tarafından bilfiil işgali, İstanbul Hükümeti'nin İngilizler'e yakın duruşu, mandacılık tartışmaları, iç isyanlar, çeteleşme, ordunun ahvali, milletin yoksulluğu, TBMM'nin açılışı, Kuvayi milliye- düzenli orduya geçiş- savaşlar- en yakın arkadaşlarının riyakârlığı, muhalifliği, makam/mevki hülyasına hapsolmaları, suikastler, idam kararı, Saltanatın kaldırılması- Cumhuriyet'in ilanı, Vahdettin'in İngilizlere sığınması, ülkeyi terk edişi, sonrası ile devam eder. Ve elbette Gençliğe Hitabe ile sona erer. ...
Tüm bu süreçte; çok büyük bir mücadele göstermesi, milletine olan inancı, azmi, kararlılığı, sayfalar boyunca kendini gösterir. O; bağımsızlık, özgürlük uğruna, yarınlar için ömrünü vatanına, milletine bahşetmiş bir liderdir.
Millet olarak Atatürk gibi büyük bir deha, büyük bir lidere sahip olmak hakikaten büyük şans. ( Bu inkâr edilemez bir hakikat. )
******
Eserin ilk 300 sayfasında Millî Mücadele dönemindeki telgraf yazışmaları belgeleriyle sunulmuş. Şunu çok net fark ettim: telgraf
--- Anadolu'ya gittikten hemen sonra Kurtuluş mücadelesini gerçekleştirme sürecinde 'telgrafın' ehemmiyeti müthiş... Denilebilir ki telgraf ayrıca büyük bir vasıta, buluş ülkenin kurtuluşunda. Anadolunun dört bir yanı ile titizlikle telgraf aracılığıyla irtibat kuruyor. Yönetiyor, izliyor. ( bilhassa iletişimi, üslubu harika. ) Bu eserinde yaptığı her şeyi belgeleriyle( telgraf nüshaları) tüm şeffaflığıyla milletinin önüne seriyor.
*Telgrafa dair bir anekdot*
Atatürk, 1922 yılında “Bu savaşı nasıl kazandınız?” diye soran bir gazeteciye gülümseyerek
Telgraf telleriyle. cevabını vermiş.
Nutuk'u okudukça, bir kez daha anladım ki Mustafa Kemal Atatürk;çok zeki, ileri görüşlü, etrafındaki herkesin, her şeyin farkında, milletini çok iyi tanıyan bir lider. Yapmak istediği her şeyi çok önceden kafasında planlıyor. Ancak gerçekleştireceği o son ana kadar da bir sır gibi kendine saklıyor. Rasyonalist, realist, medeni, inkılapçı, kararlı, net, cesur, gerçek bir vatansever...
Kurtuluşun ve yeniden yeni bir devlet olmanın mimarı...
*****
Nutuk'un son sayfalarında milletine şöyle seslenir:
Efendiler, bu konuşmamla, ulusal hayatı bitmiş sanılan büyük bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını, bilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan bu yana çekilen ulusal felaketlerden doğan uyanışın ve bu sevgili vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
"Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum."
( s.599 )
...
Dipçe:
*( Atatürk'ün uşağı Cemal Granda'ya göre, Atatürk, Nutuk’u**yazarken hiç gözünü kırpmadan tam 48 saat boyunca dikte ettirmiştir. Bu eseri 53 yaşında kaleme almış, 57 yaşında ise ebediyete uğurlanmıştır.
Nutuk, Atatürk’ün geleceğe bıraktığı bir kılavuzdur.
Ve bizler —bu milletin fertleri olarak— bu eseri okumalı, özümsemeli ve onun açtığı yolda ilerlemeliyiz.
***
İş Bankası Kültür Yayınları Sunuş:
Nutuk'un önemi tarihin aydınlatılması kadar, tam bağımsızlığın ve ulusal egemenliğin bir ölüm kalım meselesi olduğu gerçeğini Türk Ulusu'na, özellikle genç kuşaklara doğrudan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi'nin ölümsüz önderinin ağzından öğretmesi ve yüksek bir insan toplumu haline gelebilmenin yol ve yöntemlerini göstermiş olmasıdır. Dolayısıyla aydınlık bir geleceğe erişmekte Nutuk'u okumanın, onun mesajlarını özümseyebilmenin ayrı bir önemi olduğuna kuşku bulunmamaktadır.
***
Bu ulusun birer ferdi olarak bize düşen görev bu eseri okumak. Onun izinde, onun yolunda daima ileriye yol almak... Atatürk'e ve kurtuluş mücadelesinde kanının son damlasına kadar mücadele eden tüm vatansever askerlere sonsuz minnetle...