Gönderi

7/10
·160 syf.··
2024 8. kitabı
Kitap, Tokyo'da doğup büyümüş olan bir gencin -ki bu Küçükbey- öğretmenlik yapması için taşraya gelmesini konu ediniyor. Kitap bu haliyle Sanşiro kitabının tam tersi. O kitapta bir genç taşradan Tokyo'ya gidiyordu. Kitap Küçükbey'in çocukluğundan başlıyor. Çocukken çok yaramaz bir çocuk olduğundan ailesi Kücükbey'i pek sevmez, hatta ondan nefret eder. 10. sayfada şöyle bir alıntı var, "Babam beni biraz olsun sevmezdi. Annemin gözdesiyse sadece ağabeyimdi". Üstüne üstlük mahalledekiler de Küçükbey'i baş belası bir haydut olarak görür. Küçükbey ise bu durumu kabullendiğinden dışlanmayı üzücü birşey olarak görmez ve insanları umursamaz. Onu tek seven hizmetçileri Kiyo'dur. Natsume Sõseki onu istemeyen bir ailede doğduğu zaman başka bir aileye evlatlık verilmişti. Ancak evlat olarak verildiği aile, Sõseki 9 yaşındayken boşanınca gerçek ailesine geri dönmek zorunda kaldı. Sõseki ailesi tarafından sevilmediği için bunu kitaplarına da yansıtmış. Küçükbey'de ailesi tarafından sevilmez ve utanç kaynağı olarak görünür. Küçükbey büyüdüğü zaman, para kazanmak için taşrada öğretmen olarak işe başlar. Bunun ardından öğrencilerin küstahça dalga geçişlerine ve öğretmenlerin ikiyüzlülüklerine şahit olur. Sõseki, belli bir süre Japonya'da İngilizce öğretmenliği yaptığından büyük ihtimalle öğretmenlik deneyimlerini de kitaba aktarmış. Küçükbey küçüklüğünden beri dürüst olan birisidir. Yaptığı bir hata ortaya çıkınca çekinmeksizin o hatayı yaptığını söyleyip özür dilerdi. Belki de bu yüzden sevilmiyordu. Ama bu okulda ki öğrenciler, özellikle de öğretmenler son derece ikiyüzlü, aşağılık ve yeryüzünde ki tüm kötülüğü kendinde toplamış zavallı insanlardır. Küçükbey 86. sayfada diyor ki, Belki de dünya yalnızca dolandırıcılar ve birbirlerini dolandıramadı dolandıran insanların olduğu bir yerdi. Tiksindim". Spoiler olacağından tam olarak söylemeyeceğim, özellikle müdür yardımcısının yaptığı hareketler oldukça sinir bozucu ve insanı delirten cinsten. Kitabı okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Kitabın sonuna doğru Sõseki birazcık acele etmiş gibi. Kitap beş-on sayfa daha uzun olabilirdi. Ama nedense havada kalmış gibi geldi. Kitabın sonunda Küçükbey, müdür yardımcısını dövüyor. Bence müdür yardımcısına dayak ile birlikte daha büyük, onun hayatını karartacak bir ceza verilebilirdi. Dayak çok hafif kalmış bir ceza gibi geldi bana. Ayrıca kavga sahnesi uzatılabilirdi, yalnız bir sayfa sürüyor. Kitap, Rus-Japon Savaşını Japonya'nın kazandığı yıl 1906'da yazıldığından bazı yerlerde Milliyetçilik var. Mesela Çinlilere Çaçan deniyor, göçmenlere terbiyesiz denilen yerlerde var. Ama kitabı sevmemek için büyük bir sebep değil. Kitap genel olarak çok kolay okunuyor. Küçükbey'in duygularına ve düşüncelerine daha az yer ayrılırken olay örgüsü daha çok sayfa tutuyor. Bu Sõseki'nin tarzına uygun değil, özellikle Üç Köşeli Dünya ve başka kitaplarda ana karakterin düşünceleri daha fazla yer tutarken bu kitapta durum farklı. Bu nedenle kitap ağır değil ve akıcı. Yine de Küçükbey'in düşüncelerinin ve duygularının daha fazla olmasını isterdim. Şunu da eklemek istiyorum ki, kitap Sõseki'nin diğer kitaplarından farklı olarak doğa ve mekan betimlemelerine oldukça az yer ayırmış. Daha çok doğa betimlemesi beklerdim. Kitaba 7 puan veriyorum.
Edebiyat
KüçükbeyNatsume Soseki · Maya Kitap · 202160 okunma
·
67 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.