10/10
·163 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
Kar Baykuşu " Niyet esastı. Çünkü şifaya, mucizelere açılan kapının anahtarı iman ve niyetti. Kilitleri ancak onlarla açabilirdik, kalan her şey vesile idi." Gökte yaratan. Bütün iyiliklerin, bütün kötülüklerin, bütün tevafukların kaynağı. Yerde ise insan. Saf inanç ve bu saf inancın bilimsel motivasyonu astrolojiyi, yani doğanın aurasını kendi aurası ile birleştiren ve bu birleşen enerjilerin kaynağını bilen, hisseden ve bu bilgiyi ve hissiyatı çevresine olumluluk olarak yansıtan ve bu yansımadan ötürü her şeyde ve her alanda, en başta da gönülde farkındalık yaratan kişi. Ve gerçeklik. Bu gerçekliği ve enerjiyi tinsel bir üstünlük haline getirebilen gönül. Ve asıl kaynaktan beslenerek bütün enerjileri içinde harmanlayan, bu harmanladığı devasa enerji yumağını sevgiyle ve farkındalıkla demleyerek her anın lezzetini bizlere sunan bir hikaye. Bozkır'da bilinen bir gerçeklik vardır. Orta Asya milletleri bilir ki; Türkler, göksel bir toplumdur, gökten gelmişler, gökten kut almışlar ve yine göğe gideceklerdir. Türklere göre Gök; enerjinin kaynağının ezeli ve ebedi mekanıdır, her şeyin yaratanıdır. Ve yaratıcı tektir. Bu yüzdendir ki bugün, İslam inancını en içten benimseyen millet olarak kabul ederiz kendimizi. Ve yaratıcı ile evreni, evren ile yeryüzünü, yeryüzü ile insanı ve diğer canlıları birlikte düşünür, sever ve kabul ederiz. Ve evren içinde bir çok canlı, bu canlılar içinde ise Kurt adını verdiğimiz bir tür vardır. Türkler için "Kurt" kutsaldır, ongundur. Kurtlar, sürüler halinde gezinir, avlanır ve konaklar. Varlık sebepleri özgürlükleridir. Ehlileştirilemezler ve tutsak alınamazlar. Ve her Kurt sürüsünde, sürüden ayrı olan, sürüden ayrı gezinen ve avlanan ama asıl görevi sürüyü uzaktan koruyup, kollamak olan bir kurt daha vardır. Sürüden ayrı ama hep sürüyle beraber olan bu kurdun adı "Kara Kurt"tur. İşte "Kar Baykuşu"unu okurken bende uyandırdığı hissiyattır bu! Yani özgürlüğüne düşkün ama çevresini koruyup kollayan, onların iyiliği için yalnızlığı tercih etmiş olmasına rağmen, nereden geldiğini ve kim olduğunu bilen; evreni, dünyayı ve gönülleri anlayan bir ruhun adıdır "Kar Baykuşu." Hikayemizin baş kahramanı güçlü, akıllı ve içsel olarak da oldukça hassas bir karakter. Hayran olmamak elde değil. Hikayenin kurgusu sağlam ve dili de hikayemiz kadar samimi, sade ve akışkan. Karakterlerin yapısı, samimiyeti ve baş kahramanımızın sağlam inancını özüyle bütünleştirmesi ve ânda gerçekliğini hiçbir vakit yitirmemesi, enerjinin kaynağı olan yaratıcıdan daima beslenmesi hikaye boyunca okuyanın gönlünde bir umut şavkı yakıyor. Üstelik unutulmuş kültürel değerleri ve kaybolmaya yüz tutmuş insani ve ahlaki normları yüzümüze vurması da ayrıca etkileyici. Cumhuriyetimizin ve edebiyatımızın zekası, vicdanı ve kalemi ile kendini ustaca gösterebilen bir kadın yazar daha kazanmış olması beni oldukça mutlu etti. Ve eminim tüm okurseverleri de mutlu edecektir. Son olarak yine kitaptan bir alıntı ile değerlendirmemi noktalamak istiyorum. " Her şeyi yapmak, her yere yetişmek istiyorum; yoksa kaçırıyor hissediyorum hayatı " Evet yazarımızın da dediği gibi insan her şeyi yapmak ve her yere yetişmek ister lakin bu her zaman pek mümkün değildir. Ama bir şeyin en iyisini yapmak ise insanın elinde ve kolayındadır. Sayın hocam, çok iyi bir eser çıkarmakla kalmamış, ileri de bizlere çok daha iyi eserlerin de müjdesini vermiştir "Kar Baykuşu" kitabı ile. Gerçekten okunmaya değer bir eser. Umarım hak ettiği yeri yani okurların gönüllerindeki yerini bulur. Türk edebiyatı için hayırlı ve kutlu olsun. Yazarımız Eda Tunçbilek Hanımefendi'yi tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyorum. Hayırlı olsun.
Edebiyat
Kar BaykuşuEda Tunçbilek · DLS Yayınları · 20248 okunma
··
2 +1'leme
·
119 Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kalp coşunca gözden akması değildi şimdi yaşadığım. Derler ya hani bıçak saplanınca acıtmaz; çıkartmanızdı sanki birkaçını… Rabb’in vesilesi şifanızdı🙏 Yaradan yâr, özler bir olduğu için sohbet değil muhabbetti nasibimiz çok şükür🙏 Daim olsundur niyazım Sayın Burhan Çay. Hürmetlerimle…
Burhan Çay
Gönderi Sahibi
Burhan Çay
Gönderi Sahibi
Görmek bilinenin ötesini. Ve anlamak bilinenin ötesinde anlatılmak istenen gizi. Her bakmak görmek değildi. Her gören de bakmasını bilmezdi ya... Hangisi masal, hangisi düş, hangisi hayattı bakanın gözünde veyahut görenin baktığı yerde. Utangaçlık vardı bu görüşte, bu bakışta. Utangaçlık vardı bu öteleri anlatışta. Bilinir oldu utangaçlık. Bilen de utangaçtı çünkü. Ama utangaçlıkta saklı bir cesaret vardı ve o mucize o cesarete hayran kalmıştı. Selam olsun Eda Tunçbilek Hanımefendi. Özünüz kutlanmış yaradanca... Ne mutlu size 🙏
Bakmaktan, görünmekten imtina eden; bir âmâ hissiyatında duyumsardı etrafını. Ve öylesi umut ederdi görülmeyi en içeriden… Susmuş da duyulmayı… bir alamet kafi… Hayal kurmayı öğrenemeyecek kadar çabuk büyüyen, yaşayamadığı kadar çocuk kalıyor. Bu yüzdendir masalda yaşamam, bu yüzdendi mucizem oluşunuz. Görünmeye çalışmak o kadar zul iken omuz verişiniz ve gözlerinizden önce okumanız en içeriden. Hürmetim çok size Burhan ÇAY. Teşekkür size, şükür Rabb’ime🙏