440 syf.
·6 günde·3/10
Ne kadar geç bitirdiysem de sebebi kitabın dili,anlatımı ya da sıkıcılığı değil;benim yaz bitti artık deyip de gezmelerimi bitirememdir. Bu kadar akıcı bir dil beklemiyordum. Ve itiraf edeyim;salya sümük ağlamayı bekliyordum. Bir annenin evladı için neleri göze alabileceği,evlat sevgisinin sırrının ne olduğu gibi sorular hem tanıtım videosunda hem de kitabın üzerinde vardı. O kadar çok etkilenmiştim ki...mutlaka okumalıyım dedim. Evet,bana konusu çok farklı geldi. Varlığından bile habersiz olduğum keratoprotez ameliyatı hakkında hem kitaptan hem netten bir şeyler öğrendim. Koruma amaçlı da olsa masum da olsa bir yalanın en sevdiğimizi bizden alıp götürebildiğini öğrendim. Korkularımızın bizi hata yapmaya ve haliyle yalnızlığa ittiğini öğrendim. “Kol kırılır yeni içinde kalır” sözü misali,aile üyelerimizin ne kadar hatalı olsalar da affedilebilineceğini ve en zor anlarımızda hep yanımızda olup bize destek olmak adına her türlü fedakarlığı yapabileceklerini,aile olmanın da zaten fedakarlık demek olduğunu hatırladım. İnsanların ne kadar sığ düşünebildiklerine,kendi düşüncelerini din adıyla size empoze etmeye çalıştıklarına,dini kullanarak sizi yolunuzdan çevirmeye meyilli olduklarına bir kez daha şahit oldum. Şuanki durumun aksinin gelecekte gerçekleşmesinin tanrıya karşı gelmekle ne alakası olduğunu sorup durdum kendime ve o insanlara kızdım. Aslında kitap hakkında daha yazılabilecek bir sürü şey var.
Sözün kısası;her ne kadar beni ağlatamamış olsa da epey etkiledi. Umarım sizler de en kısa zamanda okur ve en az benim kadar beğenirsiniz. Kitapla kalın.