·264 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Temmuz 2024 03:01 Kitabı beğendiniz mi? Diğer okuyuculara tavsiye eder misiniz? Kitabın konusu neydi?
1000k'nın inceleme çerçevesinde üç beş kelam etmeye çalışacağım. Kitabın konusundan baslayalım; Kitapta birçok başkarakter var diyebiliriz. Dördü de erkek ve sol bir örgütün içerisinde Suatı da sayarsak. Çünkü Suat en erken ayrılanlardan aslında. Ufak boyundan dolayı kompleks yaşayan, hafızlıktan inançsızlığa terfi eden ve daha sonra meşhur bir şair olup hayatına bir anlam katmaya kazanan genç bir arkadaş.
Necip tam kan bir örgüt elemanı. Örgüt içerisindeki teslimiyetiyle biraz terfi etmiş. Emirlerini bölgelerinin en üst makamından alan ve hayatı örgütle eşitlenmiş bir kişi. Bülent biraz daha yüksek bir mertebede. Örgütün propogandası için örgüt evi kurmak ve halk içinde propaganda yapmak ve sempatizan kazanmak ile görevlendirilmiş zamanında. Zamanında diyorum çünkü kitapta bir şimdiki zaman yok. Bölümler kişiden kişiye ve yaşadıkları anılardan başka bir anıya zıplayarak ilerliyor. Mesela dördüncü şahıs olan kavgacı ve gözü kara Ömer'i ya denizci olarak gemide veya kara izninde, ya da gerilla olarak savaşta, veya örgütten ayrılmış olarak sevgilisinin kollarında buluyoruz. Kitap baştan sona bu şahıslar ve birbirleriyle yaşadıkları anılar arasında gelip giderek ilerliyor. Ve geldik kilit kişiye: Fazıla. Dört erkek arasında bir bayan. Fazılayı ile de ya Necip'le örgüt evinde, ya Suat'ın evinde kahve içerken, ya sevgilisi ve çocukluk aşkı Ömer'le buluşup sevişirken, ya da kocası Bülent'le evinde çocuklarının yanında karşılaşıyoruz. Fazıla aralarında belki de en yüksek tabakadan katılmış örgüte ve Ömer ve Bülent arasında, hayatındaki her konuda oldugu gibi gel gitler yaşıyor. Kitap sağ sol davalarından, tarihsel olayları anlatmaktan çok bu beş eski militanın inanç, sadakat, hayat anlayışları ve yaşam beklentileri konusundaki zihin dünyalarına ayna tutmaya çalışıyor.
Kitabı beğendim mi ve baskalarına tavsiye eder miyim?
Kitabın okunuşu kolay ve çok akıcı bir kitap diyebiliriz. Kişiden kişiye ve zamandan zamana zıplaması kitabı gayet merak uyandırıcı ve okumaya teşvik edici kılmış, bir solukta okunur cinsten. Biraz aksiyon ve cinsellikle de okuyucu avına çıkmış besbelli ve hatta sahnede sergilenen bir seks performansı sahnesinden dolayı da yasak yemiş bir müddet. Bunlara gerek var mıydı tartışılır tabi. But sex and crime sells finally... yani seks ve suç/şiddet satıyor sonuçta.
Ahmet Altan radarımdaydı zaten ve onun zihin dünyasına girmeye devam edeceğim. Sağ sol konusuna merakı olan arkadaşlara hitap edecektir bu kitap diye düşünüyorum....