"Hesap Lütfen!" hakkındaki düşüncelerim.
Puan vermedi·272 syf.··
2024 4. kitabı
Vedat Milor'u birkaç farklı sosyal mecradan takip ettiğim ve TV programlarından aşina olduğum kadarı ile kitabı almadan önce kitapla alakalı ister istemez bazı beklentilere sahiptim. Genel olarak kitabı akıcı buldum ve özellikle bir kesim için kitabı okumaya değer buldum, bu kesimden birazdan bahsedeceğim ancak kitap hakkında eleştirilerim de var. Bu bir söyleşi olduğu için belki düşüncelerim karşılıksız olabilir ancak bir bakalım. Öncelikle kitabın başlığının "click bate" olduğunu düşünüyorum, içerik ile başlık çok alakasız ve söyleşi yapılan kişi Vedat Milor ve kendisi gastronomi konusuyla tanınmış birisi olduğu için sanki içerik de gastronomi ya da en azından ilgili konulardan olacağını düşünmüştüm ancak içerik tamamen Vedat Bey'in dünya görüşü ve yaşama dair düşünceleri üzerine. Kendisinin sosyal medyadaki mizah yönü kuvvetli, iyi eğitimli ve düşünce yapısının bende uyandırdığı izlenime kitapta rastlayamadım açıkçası çünkü özellikle kitabın ilk kısımlarında yer alan cümleler İngilizce'den Türkçe'ye sonradan çevrilmiş gibi geldi. Hatta kontrol ettim ancak kendisinin ön yazısında, eşinin bu kitabı Türkçe bilmediği için okuyamayacağına dair üzüntüsünü dile getirmesi de bir ipucu oldu. Dikkatimi çeken başka bir nokta ise hem sosyolog hem hukukçu hem de ekonomist kimliği olan ve akademisyenlik yapmış birisinden daha derin cümleler beklerken sanki okuyucunun lise çağında birisi olduğu düşünülerek yazılmış ya da okuduğunu anlamakta zorlanacak yaşta birine hitaben yazılmış gibi, kısa kısa ve basit cümlelerden oluşması ve yazı puntosu da beni bir miktar rahatsız etti. Tabi ki bunlar içeriğinin değerini düşürmez ancak bu kitap için doğru kitle olmadığımı düşündürdü. Nurhak Bey'in soruları ise bana biraz hazırlıksız izlenimi uyandırdı ve soru sorduğu kişiyi yönlendirici ve sohbet akışını tıkayacak nitelikte geldi. Örneğin; "Sesimizi duyurma arzusu öfkeyle bir araya geldiğinde bize zarar mı veriyor?" ya da "Mutsuzluğun temelinde gerekli anlarda "Hayır!" demeyi bilmemenin pişmanlığı mı yatıyor?". Bu sorular objektif değil, kaldı ki objektif olmasa bile salt karşıdakinin yorumunu almaktan ziyade kendi fikrini onaylatmaya çalışıyor izlenimi uyandırdı bende. Bunlarla birlikte kitapta sık sık aynı cümlelere rastlamak da beni sıktı diyebilirim. Bahsettiğim şey bölüm girişlerinde yer alan uzun alıntıyı bölüm içinde tekrar okumak ya da hemen hemen her sayfada yer alan küçük kutucukları zaten bölüm içinde okumuşken aynı sayfada tekrar okumak bana ders kitabında hocam önemli yerlerin altını çizdirmiş gibi hissettirdi. Kitap içerisinde yazım hatası ve noktalama işareti hatası ya da yanlış kelime kullanımı bulmak da içerikte bahsedilen ve eleştirilen noktaları havada bıraktı benim için. En basit örnek olarak iki kez cinsel tercih, bir kez cinsel yönelim ifadesine rastladım, ya da dahi anlamındaki -de, -da bağlacının yanlış yazıldığına rastladım, bunlar da editöre olan eleştirim olacak. Son olarak Vedat Bey bu söyleşide daha çok sosyolog kimliği ile ifadelerini desteklemiş ve kesin ifadelerini buna dayandırmış olsa da gastronomi ile alakalı kısımda bu iddialı konuşma üslubuna rastlayamadım. Bazı milletlerle alakalı tespitleri her ne kadar yerinde ya da doğru olsa da, kendi görüşlerine dayanan ve arkası bilimsel araştırmalarla desteklenmemiş olan kısımlarda "bence", "bana göre" gibi ifadeleri daha çok kullansa, uzmanı olduğu alanlardaki konuşmalarında daha fazla tespit ifadelerine yer verse beni daha rahat ettirirdi. Kitabın sonunda yer alan film ve kitap önerileri bana lise öğrencilerine göre hazırlanmış gibi geldi, belki de öyledir ya da popüler kitle yakalanmak istenmiştir, bilemiyorum ancak kitapta bir sonuç kısmı ya da konuların toparlandığı, okuyucuya veda edildiği bir son hitap bölümü olması beni mutlu ederdi, bu şekli ile biraz havada kalmış hissettim. Ben detaycı birisi olduğum için belki de fazla detaylara takıldım ve bu yüzden bu kadar uzun bir eleştiri yazdım ancak kitap sonunda Vedat Bey'i biraz daha iyi tanıyormuş gibi hissettim. Kitapla alakalı düşüncelerimi birilerine anlatma ihtiyacı duyduğum için buraya bu kadar detaylı yazdım. Okurken beni pek çok sefer düşünmeye sevk eden kısımlar da hoştu. Vedat Bey'in kızı ile ya da eşi ile alakalı verdiği örnekleri samimi ve içten buldum. Çok daha derin bir konuda, uzmanlığını da daha fazla yansıttığı teknik konulardaki söyleşilerini de okumak ya da dinlemek isterim. Bu konuların sosyoloji, ekonomi, gastronomi ya da hukuk olması benim için hiç fark etmez :).
2024 Okuma Raporları
Hesap Lütfen!Vedat Milor · Kronik Kitap · 2021713 okunma
·
58 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.