Puan vermedi·155 syf.····Okunma: 25 Temmuz 2024 18:40 Direkt meseleye giriyorum. Yine çıtayı yüksek tutup başladım ama ilk bölüm bitince anladım: Ben bu kitapların insanı değilim. Anlam arayışında anlamı yaratma özgürlüğünün tamamen bize bağlı olduğunu anlatan bir kitap. Ancak benim anlam arayışıma cevap olmadığı kesin.
Toplama kampı anıları güzeldi ama anı olarak güzeldi. Sonraki kısımlarda yazar bir de peygamberliğini ilan etseydi tam olacaktı:) Acı ve ıstırap ile ilgili bölümler özellikle, çok uçuk ve uyduruk geldi bana. Bir kere insan bu beşer haliyle, bu kadar zeki, bu kadar otokontrolü güçlü, bu kadar idrake elverişli olan bir varlık değil. En azından ben -kendi adıma konuşayım- bir acı yaşadığımda, onun etkisindeyken kitapta anlatıldığı gibi ‘aaa bir dakika ya bu acı bana verildi, bunda kesin bir anlam vardır, ben bundan çıkarabileceğim dersi çıkarayım da öyle üzüleyim’ demem yani. Kimse sağlıklı ve bu kadar kontrollü düşünmez o an. Düşünmek zorunda da değil. Arkadaş bırakın artık insanlara ‘şöyle yap böyle yap’ demeyi. Bir salın da insanlar o an ne geliyorsa yaşasın gelişine. Tadını çıkarsın her dakikanın.
Her neyse, böyle bir kitap beklemiyordum açıkçası. Daha yoğun, daha duygulu bekliyordum. Bildiğin yüzeysel tespitlerle dolu aforizma kitabı çıktı. Popüler kültüre kurban gitmiş maalesef.
Sevenlere keyifli okumalar dilerim.