Görmek
Nobel ödüllü yazar José Saramago’nun “Görmek” isimli eseri, “Körlük” kitabının devamı niteliğinde kaleme alınmıştır. Eserlerinde genellikle alegorik anlatım biçimini kullanan Saramago, bu romanında da insana ve topluma dair meseleleri ele alırken bir toplumun gözünün açılmasının olayların seyrini nasıl değiştirebileceğini de ispatlamaya çalışır.
Ülkede genelinde belediye seçimleri vardır ve seçimler, ülkenin başkentinde su baskınlarına sebebiyet verecek kadar fazla yağmurun yağdığı günlere denk gelir. Gün boyu oy kullanmaya yalnızca birkaç kişi gelir. Seçimin sona ermesine çok az bir vakit kala bütün halk oy kullanmak üzere sokaklara dökülür. Katılımın yoğunluğundan oy kullanma süresi uzatılır. Ancak sonuçlar açıklandığında büyük bir şaşkınlık yaşanır: Oyların yüzde yetmiş beşi, boş oydur. Başkentte halkın tamamı oy kullanmaya gelmiş ancak boş oy vermiştir. Hükümet, bu durumu kendisine karşı bir isyan olarak görür ve şehri terk ederek asi halkı kaderiyle baş başa bırakır. Tüm yöneticilerin beklentisi, başsız kalan şehirde büyük bir kaos oluşması ve insanların birbirine düşmesidir. Olağanüstü hâl karşısında tüm yurttaşların birbirine sığınması ve birbirini benimsemesi ise asla beklenmeyen bir sonuç olacaktır.
José Saramago’nun kaleme aldığı “Görmek”, serinin ilk kitabında olduğu gibi toplumsal bir kaosun yalnızca birlik ve beraberlik ile çözülebileceği düşüncesini okura vermeyi hedefler. Eserlerinde genellikle karakter adı ve konuşma cümlelerine yer vermeyen yazar, bu kitabında da isimsiz kahramanlar üzerinden evrensel bir anlatıyı hedeflemiştir.