Seyyid Nesimi, 14. yüzyılın sonları ve 15. yüzyılın başlarında yaşamış, önemli bir Azeri Türk şairi ve mutasavvıftır. Alevi-Bektaşi kültürünün yedi ulu ozanından biri olan Nesimi, Hurufilik mezhebinin önde gelen temsilcilerindendir.
Hurufilik, ilk olarak Fazlullah Hurufi tarafından ortaya atılmış ve onun öğrencileri tarafından yayılmıştır. Hurufilik, harflerin sembolik anlamlarına büyük önem verir ve İslam’ın esaslarına aykırı olduğu iddia edilir.
Hurufilik, kelamın (Allah'ın sözü) evrenin asıl özü olduğunu savunur ve bu düşünce, tasavvufun genel ilkeleriyle örtüşür.
Nesimi’nin doğum tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, 1369 civarında Azerbaycan'ın Şamahı kentinde doğduğu düşünülmektedir.
Asıl adı İmadeddin Nesimi olan şair, gençlik yıllarında Arapça ve Farsça dillerinde yetkinlik kazanmış ve çeşitli ilim merkezlerinde eğitim almıştır. Nesimi’nin şiirleri tasavvufi öğretilerle doludur ve Hurufilik mezhebinin sembollerini ve felsefesini yansıtır. Aşk, ilahi aşk, varoluş ve insanın özü gibi temaları işleyen şiirlerinde Türkçe, Arapça ve Farsça dillerini ustalıkla kullanmıştır.
Nesimi'nin en bilinen eseri "Divan" onun edebi dehasını ve tasavvufi derinliğini yansıtan önemli bir eserdir. Ayrıca "Mukaddimetü’l-Hakayık" adlı eseri, Hurufilik öğretilerini ve sembollerini açıklayan felsefi bir çalışmadır. Nesimi, özellikle Azerbaycan, Türkiye ve İran’da büyük saygı görmüş, şiirleri ve öğretileri yüzyıllar boyunca tasavvuf edebiyatının önemli bir parçası olmuştur.
Nesimi’nin "Enel Hak" anlayışı, vahdet-i vücut felsefesine dayanır.
Bu felsefeye göre, evrendeki tüm varlıklar, tek bir varlığın, yani Allah’ın farklı tezahürleridir. İlk olarak Hallâc-ı Mansûr tarafından kullanılmıştır. Mansûr, bu sözüyle Allah’ın insanın içinde olduğuna ve her varlıkta O’nun bir tecellisi bulunduğuna inandığını ifade etmiştir. Nesimi de bu görüşleri benimsemiş ve şiirlerinde Allah’ın insanda tecelli ettiğini vurgulamıştır. Şiirlerinde bu tema, Allah ile olan birliğini ve bu birliğin bilincinde olma halini ifade eder.
Hallác-ı Mansur incelemesi için: #202789359
Nesimi, Fazullah Hurufi’nin halifesi olduktan sonra Hurufilik düşüncelerini Anadolu topraklarında yaymıştır. Hurufilik, İslam’ın esaslarına aykırı olarak kelimelere dayanan bir gizemcilik ifade eder. Hurufilikte, alemin sürekli bir devrine ve olayların bu devir esnasında meydana geldiğine inanılır.
Fazlullah’a göre Allah’ın mahiyeti gizli bir hazine olup, ilk tezahürü kelam şeklinde görülür.
Nesimi, Fazlullah Hurufi’nin ölümünden sonra onun düşüncelerini yaymak için geniş geziler yapmıştır. Anadolu’da ve Asya topraklarında büyük bir ün kazanmış, Hurufilik düşüncesini etkili bir şekilde dile getirmiştir. Ancak bu fikirleri nedeniyle dönemin otoriteleri tarafından sapkın ilan edilmiştir.
Nesimi’nin korkusuzca savunduğu fikirleri, onun sürekli olarak takip edilmesine neden olmuştur.
Halep’te, düşüncelerinden taviz vermediği için derisi yüzülerek idam edilmiştir. Nesimi’nin ölümü ardından, onun öğretisi ve şiirleri tasavvuf edebiyatının önemli bir parçası olarak günümüze kadar ulaşmıştır.
Nesimi, hayatı boyunca tasavvufun ve Hurufilik’in derinliklerini anlatmış ve insanlara bu düşünceleri aşılamıştır.
____________________________
Küfr eylemiş der deyiş bir zaman
Kâfir oldum, dedi bir zaman
Bir zaman varmış, bir zaman yokmuş
İkilik kinini, der deyiş bir zaman
O aşkın bir yâresi varmış
Her bir akıl, her bir yâresi
Bir zaman bir dem, bir zaman bir dem
Her bir akıl, bir zaman bir dem
Gör ki, Nesimi, aşk her bir işte
Her bir işte aşkın bir işareti
Her bir bakışta aşkın bir delili
Her bir sözde aşkın bir manasıdır
____________________________
Bu şiir, Nesimi’nin aşk ve Tanrı’nın birliği konusundaki derin düşüncelerini yansıtır. "Küfr eylemiş der deyiş bir zaman" ifadesi, mistik bir arayış ve Tanrı’ya ulaşma sürecinde yaşanan içsel değişimleri ve dönüşümleri anlatır. Şiir, Nesimi’nin tasavvufi düşüncelerini ve manevi arayışını açıkça ortaya koyar.
Seyyid Nesimi'nin "Divan" adlı kitabı, onun şiirlerinin toplandığı bir eseridir. Bu kitap, şairin mistik ve tasavvufi düşüncelerini, şiirlerini içerir. "Divan"da, Nesimi'nin tasavvufi temaları ve mistik görüşleri öne çıkar; şiirlerinde insanın varoluşsal soruları, Tanrı ile olan ilişkisi ve insanın manevi yükselişi üzerine yoğunlaşır. Şiirleri, genellikle özgün bir üslupla yazılmıştır ve hem halk hem de divan edebiyatı etkilerini taşır. Bu eser, Nesimi'nin sanatsal ve felsefi görüşlerini anlamak için önemli bir kaynaktır.
______________________________
Bir ben varım, benden içeri
Ben varım, benden içeri
Bütün enbiyanın hatemi
Son peygamber, benden içeri
Ayrılık, yâr ile bütün
Kuddûs ve yâr, benden içeri
Mümin, cânı, cânın içerü
Cânı, cânı, cânın içerü
Her ne var ise kâinatta
Cevher, cân, cânın içerü
Gör ki, Nesimi, meğerse
Mârifet, ilmi, benden içeri
____________________________
Bu şiir, Nesimi’nin kendini Tanrı'nın bir parçası olarak gördüğü, her şeyin özünde kendini bulduğu anlayışını yansıtır. Şair, varoluşun özünde Tanrı'nın bir yansıması olduğuna ve her şeyin bu yansımanın bir parçası olduğuna inanır. Şiir, tasavvufi düşüncenin derinliklerini ve insanın manevi yolculuğunu anlamak için önemli bir örnektir.
Nesimi’nin mezarı, ölümünden sonra ziyaretgâh haline gelmiş ve türbesi derisinin yüzüldüğü yerde inşa edilmiştir. Onun öğretileri ve şiirleri, günümüzde de çeşitli edebi ve akademik çalışmalara konu olmaktadır.
Azerbaycan’da her yıl düzenlenen "Nesimi Festivali" onun mirasını yaşatma ve anma amacı taşır. Nesimi’nin edebi mirası, tasavvufun derinliklerini anlamak için önemli bir kaynak teşkil etmektedir.
Felsefesini anlayana selam olsun :)))