Gönderi

Puan vermedi·64 syf.··
2024 26. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 20:32
Düşmek, düşlemek, yenilmek, yenilenmek... Hayat yıkıcılığıyla var oluyor, yeniden yaratılıyor. Düşlediğimiz birçok şeyin düşüşüyle, kayıp gidişiyle varlığımız anlam kazanıyor, olgunlaşıyoruz. Peki ya insan ruhunda geri dönüşü imkansız hasarlar bırakan kıyametin, aşkın, hayatın onulmaz döngüsünde bıraktığı izleri nasıl yorumlamalı? Benno ve Adine. Biri öksüz-yetim hayata tutunabilmek için katı kurallarıyla daima çalışan, sabit yıkılmaz sanılan bir dağ, diğeri uçarı, duygularıyla hareket eden, savrulan bir rüzgar... Eser feminist bir bakış açısıyla değerlendirildiğinde erkek egemenliğine, toplum baskısına ve kabul gören değerlere başkaldırı, direnç, karşı koyuş olarak okunabilir fakat temelinde özellikle erkeğin değişmeyeceğine dair olan saplantılı bir düşünce mevcut. Kadının kendi olarak vâr oluşu. Ama yalnız. Oysa hayat ne dünden ne de bugünden ibaret. Değerler, düşünceler, eşyalar, hadiseler ve en önemlisi insanlar da öyle. Ezelden ebede akan hayat nehrinde iki kere yıkanmak imkansız. İnsanlara değişebilme ihtimallerine dair zaman tanımak, buna inanmak ve bu inancı göstermek umudu ve mutluluğu diri tutar zannımca. Arayışlar sabit ön kabulleri reddetmeli. Üretkenlik içinde bulunduğumuz ruh halini koruyarak gerçekleşmez. Her an değişmek, dönüşmek tabiatın kanunudur. Benno insanın insan olma yolculuğunda düşe kalka ilerlemeyi, Adine ise düştüğü yerden kalkmamayı, olduğu yerde kalmayı, durağanlığı tercih eden biri. Bu ikisi arasında yitirilen çok şey var. Fakat hayat aktığı müddetçe kazanılacak çok daha fazlası var. Şiddetle tavsiye ederim.
Edebiyat
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.