Gönderi

Bir Ayrılık,Bir Yoksulluk, Bir Ölüm
Puan vermedi·293 syf.··
2024 31. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 17:15
İnsan doğası kıt kaynaklar karşısında geleceği düşünmeden,uzun süreli planlar yapmadan çabuk karar vermeye programlanmıştır. İşte bu yüzden acil, sıradışı vb durumlarda bir an önce o problemi çözmek ister. O probleme odaklanırken diğer şeyleri önemli yada önemsiz olmasına bakmaksızın ihmal edebilir. Çünkü " tünelleme" yapılmıştır. Beyin tünelin içine girmiş ve çevreyi görmeden sadece önüne bakmaktadır. Bu da önemli projeleri son güne bırakma, kredi borçlarını yeni kredilerle kapatma gibi kısır döngülere girmeyi, sevdiklerine bir türlü vakit ayıramama, çok fazla kişinin kontrolünü gerektiren işlerde umursamazlık yapma gibi sorunları açıklıyor. Yoksulluğun sürekli bir acil işler ve ödenmesi gereken borçlar, yatırılması gereken faturalar silsilesi olması, birini ödemeye çalışırken diğerinin kapıda belirmesi ve insana nefes alacak zaman bırakmayıp bir jonklör gibi sürekli yere düşen topu tutup tekrar yukarı fırlatma zorluğu getirmesi, bu yüzden de yoksulluğun sürekli bir " tünelleme" yapma zorunluluğu olmasının insanın düşünme şeklini ve karar alma becerisini negatif yönde etkilediği anlaşılmaktadır.Üstelik yoksulların yanlış kararları tolore etme şansları zenginlere göre daha zordur . Peki insanın borcu varken yeni bir deri ceket almamaya nasıl dayanabilir, diyet yapan biri nasıl olur da yemek yemeyi düşünmeden dayanır. ( Çünkü irade kullandıkça zayıflayan bir şey olduğu için ne kadar irade kullanmayı gerektiren şeyler yaparsanız irade o kadar zayıflar: sigarayı bırakmak, diyeti sürdürmek o yüzden zordur ) Çiftçilerin hasat zamanına yakın daha çok yanlış karar alması, üstelik zaman varken yabani otları temizlememesi, Bir projeyi yetistirmek için son güne kadar bekleyip raporu verip, bir hafta sonra yeni bir proje üzerinde çalışırken önceki projenin hatalarını arayıp hemen düzeltmenizi isteyen bir yönetici ile karşılaşmak ve işlerin daha da yoğunlaşması, Diyet yapan insanların izledikleri filmlerde bile yemek sahnelerini daha çok hatırlaması Yalnız insanların yapılan deneylerde jest ve mimiklere, detaylara daha çok dikkat ettiğini ancak yalnız olduğu için ( sosyal kıtlık durumu) kendi dediklerine odaklanmaktan karşısındakini dinleyemediğini bu yüzden daha da yalnız kaldığını Markette yaptığı alışverişten sonra neye , ne kadar ücret ödediğini yoksul insanların daha çok hatırlaması daha aza sahip olmanın getirdiği düşünme şekliyle ilgilidir. Sonuç olarak bu kitapta Amerika yeniden keşfedilmemiş, daha da basite indirgendiginde, bazı şeyleri otomatik olarak yapmak, bolluk zamanında ( sadece para için değil,zaman, sosyallik vb için) öngörülü hareket etmek insanı kıtlık zamanında yanlış kısır döngülerin içine girmekten koruyabilir. Yani, Ayağını yorganına göre uzat. Yani; Bugünün işini yarına bırakma. İlk başta sıradan görünen çıkarımlar yapıyor gibi geliyor ama detaylarda daha net anlaşılıyor, üstelik son yıllarda yapılan araştırmalar ışığında insanın kıtlık durumlarında nasıl davrandığını detaylı açıklıyor. Fakat sorun şu ki , bir yerden sonra fikir şuna dönüyor: Yoksul olmak biraz da sizin suçunuz, çünkü kıtlık anında düzgün düşünmüyorsunuz, ufak şok getiren olaylarda da kısır döngüye girip geleceği düşünmeden o anki çözüme odaklanıyorsunuz bu da sizi daha yoksul yapıyor. Yani çok Amerikan, çok liberal , bir sigorta şirketi tarafından finanse edilmiş gibi bir kitap. Kötü kitap demiyorum, hatta bir çok bölümde yazarlar da meselenin sınıfsallığına değiniyor; yoksulluğun zincirleme reaksiyonlara sebebiyet verdiğini,kötü ebeveynliğin bile dolaylı yoldan yoksulluk ve sınıf çatışmasından kaynaklandığını belirtiyor ama en nihayetinde yoksullara nasıl daha az yoksul olabileceği söyleniyor, asıl sebep, gelir eşitsizliği, orantısız servet dağılımı bu işin normali olarak kabul ediliyor. Benim anladığım bu.
1K
KıtlıkEldar Shafir · TÜBİTAK Yayınları · 2019134 okunma
·
98 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.