Her ne kadar ince bir kitap olsa da oldukça yoğun bir eser aslında.
Chul-Han bir kültür kuramcısı ve bence bir filozof. Eserin başlığındaki 'Palyatif' kelimesi Latince 'manto' anlamına gelen pallium ve bundan türeyen 'paltoyla örtmek' anlamına gelen palliare sözcüklerinden türemiş. Tıpta ise hastalığın tedavisinin mümkün olmadığı durumlarda hastanın acılarını gidermeye yönelik tedaviyi tanımlamak için kullanılıyormuş. Yazar, bu anlamlardan yola çıkarak acıyı ört bas eden, bastırmaya çalışan toplumu nitelemek için güzel bir metafor yapmış.
Acının fobisinden tutun hakikatle olan bağına, poetiğine,diyalektiğine, ontolojisine, etiğine kadar o derece derin ve güzel tespitler yapmış ki sanki burada ne kadar anlatmaya çalışsam yetersiz kalacak.
Yakın geçmişte yaşadığımız pandemi ile bağdaştırarak hayatta kalma uğruna bu hayatı anlamlı kılan her şeyden bilinçli bir şekilde vazgeçtiğimizi vurguluyor yazar. Her şeyin ancak zıttıyla var olduğu görüşü gibi gerçek mutluluğun da acı ile yaşanabileceğini savunuyor.
Palyatif toplumu metalaşmış, heyecanını kaybetmiş bir 'ölememişler' toplumu olarak tanımlıyor.
Günümüz insanının narsistik, egosantrik, empati yoksunu, konformist ve tek tipliğine dair tespitleri bence çok haklı ve yerindeydi.
Yazar, felsefe gibi bir alanda akademisyen olmasına rağmen anlaşılabilir ve dili sade bir eser çıkarmış ortaya. İçinde yaşadığımız topluma acıya atfettikleri anlam gibi farklı bir perspektiften bakmak isteyenler için güzel bir eser.