Puan vermedi·96 syf.····Okunma: 30 Temmuz 2024 16:26 Hüseyin Rahmi Gürpınar ile yine 1920'ler İstanbul'una bir yolculuğa çıkıyoruz.. İki Ermeni genci ve yaşlı bir efsuncu babanın yollarının kesişmesine ve sonrasında ise dönemin cehaletine, dini hurafelerine, tılsımlarına, batıl inançlarına çoğunluğu diyologlar şeklinde sürüp giden mizahi bir anlatımla şahit oluyoruz... Kitabın ilk bölümü gençlerin çoğunluğu eski Türkçe dolu karşılıklı diyologları sebebiyle bir parça sıkıcı gelse de özellikle efsuncu baba ile tanışmalarından sonra hem daha akıcı oluyor ve hikayeye dahil olabiliyoruz hem de yazarın bize anlatmaya calıştığı sonuca daha net varabiliyoruz... Yine Hüseyin Rahmi Gürpınar kaleminden dönemin koşullarına rağmen ilerici, cesur bir anlatım, bir özeleştiri, bir cehalete karşı duruş hikayesi... Sonuç olarak okuyalım, okutalım ve nereden nereye geldiğimizi asla unutmadan yeniden o günlerin hayalini kuranlara bilgiyle, akılla, sabırla yol gösterici olalım.... İyi okumalar...
"...en akıllılarımız her gün aldanıyorlar... en akılsızlarımız her gün aldatıyorlar... hepimiz daima aldanıyoruz; fakat fırsat düştükçe aldatıyoruz. aldanıp da aldatamayanlar... işte aç kalan sürü bu zavallılardır..."