Öncelikle şunu belirtmek isterim ki 2. dünya savaşı ve buna bağlı olarak yaşanan yahudi soykırımını bir aşkın kıyısında anlatan 481 sayfalık Serenad'ı okumuş biri için 68 kuşağına atıfta bulunan Bekle Beni 187 (net 170) sayfa ile kesinlikle tatmin etmeyecektir. Olayların gelişimi, derinliği yeterli olmayacaktır. Çoğu yerde sanki bir günlük okuyormuşsunuz gibi gelecek.. Benim içinse durum farklı.. Bunun bir durum kitabı olduğunu düşünüyorum. Yazarında "bir sevdanın tarihçesi, direniş, bekleyiş ve aile" olarak evrelere böldüğü gibi cezaevlerinde yaşanan işkenceleri ve işkenceyi beklemenin verdigi psikolojiyi anlattığı direniş bölümünün kitabın kimliğini oluşturduğunu düşünüyorum... Bu yüzden yüzeysel kalmış gibi gözüken Selim ile Leyla mevzusuna ve olayların gelişimine çok takılmayın derim.. Hala bu ülkede geçmişte neler olduğuna dair fikri olmayan insanlar için kısa bir süre de olsa o günleri düşünmelerini, araştırmalarını sağlar umuduyla önemli buluyorum kitabı.. Son söz olarak İlber Ortaylı hocamın dediği gibi "Okullarda zorunlu 'dün' dersi verilmeli. Yaşadıklarımızdan başka türlü ders çıkaracağımız yok çünkü, çabuk unutuyoruz"...
Sevgiyle...