Ersin özkan

Ersin özkan
@ersince_
Bence sevin. Nefret zaten çok moda.. Farklı olun ve sevin.. Bir insanı, bir kuşu, bir köpeği, bir ağacı, bir kitabı... Bence sevin.
İstanbul
76 okur puanı
Temmuz 2023 tarihinde katıldı
"Hayatta daima gerçekleri savun"
Puan vermedi·192 syf.··
2026 1. kitabı
·
98 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 15:04
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki 2. dünya savaşı ve buna bağlı olarak yaşanan yahudi soykırımını bir aşkın kıyısında anlatan 481 sayfalık Serenad'ı okumuş biri için 68 kuşağına atıfta bulunan Bekle Beni 187 (net 170) sayfa ile kesinlikle tatmin etmeyecektir. Olayların gelişimi, derinliği yeterli olmayacaktır. Çoğu yerde sanki bir günlük okuyormuşsunuz gibi gelecek.. Benim içinse durum farklı.. Bunun bir durum kitabı olduğunu düşünüyorum. Yazarında "bir sevdanın tarihçesi, direniş, bekleyiş ve aile" olarak evrelere böldüğü gibi cezaevlerinde yaşanan işkenceleri ve işkenceyi beklemenin verdigi psikolojiyi anlattığı direniş bölümünün kitabın kimliğini oluşturduğunu düşünüyorum... Bu yüzden yüzeysel kalmış gibi gözüken Selim ile Leyla mevzusuna ve olayların gelişimine çok takılmayın derim.. Hala bu ülkede geçmişte neler olduğuna dair fikri olmayan insanlar için kısa bir süre de olsa o günleri düşünmelerini, araştırmalarını sağlar umuduyla önemli buluyorum kitabı.. Son söz olarak İlber Ortaylı hocamın dediği gibi "Okullarda zorunlu 'dün' dersi verilmeli. Yaşadıklarımızdan başka türlü ders çıkaracağımız yok çünkü, çabuk unutuyoruz"... Sevgiyle...
Bekle BeniZülfü Livaneli · Can Yayınları · 202518bin okunma
"Sevgili ölüm, henüz yaşamadım."
Puan vermedi·58 syf.··
2025 5. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 12:58
Benim ne haddime bir başyapıt olan bu Rus klasiğine inceleme yazısı yazmak diye düşünürken bana yaşattığı o ruh hallerini, düşünceleri ifade etmezsem olmaz deyip iki kelime yazmak istedim.. Çünkü 183 yıl sonra bile sahip olup da korumak zorunda kaldığımız her şeyi sorgulamamıza neden oluyor hikaye.. bence... Nasıl mı? Tabii herkes kendince palto'ya bir anlam yükleyebilir ama benim için Akakiy Akakiyeviç'in omuzlarından çekip alınan paltosu değildir.. Hayata, yaşamaya olan inancı ve yaşama sevincidir. Adeta yoksulluğun bir portresi olan silik bir katibin sıradan bir ihtiyacı için duyduğu arzu, daha iyi bir paltoya sahip olma sürecinde yaşadığı o heyecanlı bekleyiş, hayal kurması, paltoyu giydiğindeki mutluluk ve çaldırdığındaki perişanlık çok iyi aktarılmıştı.. Dönem Çarlık Rusya'sının sosyal sınıf baskısını, bürokrasisinin ağırlığını, yetkililerin ihmalkarlığını, suç ve yolsuzlukları sanki ben yaşamışım gibi hissettim.. Öyküde bir karamsarlık, adeletsizlik, yalnızlık, çaresizlik, söz konusu. Hatta halkın yaşadığı sıkıntıların sona ermesine dair öyle bir çarerisizlik var ki öç alma ancak fantastik bir kurgu yardımıyla oluyor... Bir yerde okumuştum.. alıntıdır... "Rus klasiklerini okurken fark ettim de aslında çoğumuz Rus roman karakteri gibi yaşıyoruz. Yoksul, mutsuz ve hasta. Üstelik palto alabilmek için aylarca çalışmamız gerekiyor." Yaşama sevinciyle dolu günler dileğiyle... Ve son söz .. "Biz istiyoruz ki, bu memlekette yapılan her iş, üç beş kişinin çıkarına değil, bu toprakları dolduran milyonların yararına olsun." Sabahattin Ali
PaltoNikolay Gogol · Karbon Kitaplar · 201946,1bin okunma
"basit yaşa ki başkaları da varolabilsin"
Puan vermedi·368 syf.··
2025 4. kitabı
·
240 günde okudu
·
Okunma: 22 Ekim 2025 14:09
Zamanı durdurmanın yolları ve gece yarısı kütüphanesi vasıtasıyla kalemini deneyimlediğimiz Matt Haig yine bizi fantastik ve doğaüstü güçlerle bezenmiş bir hikayenin içine sürüklüyor ve roman kahramanımız 72 yaşındaki Grace Winters aracılığıyla onun hayatındaki beklenmedik bir dönüm noktasına şahitlik etmemizi istiyor... Grace trajik bir kaza ile kaybettiği oğlundan sonra eşini de kaybetmiş ve travmatik bir çöküş yaşadığı daha doğrusu kendi hayatında kaybolduğunu düşündüğü bir dönemdedir.. Geçmişte yolunun kesiştiği bir arkadaşının çağrısıyla çıkacağı mecburi bir yolculuğa ve bu yolculuk ile Grace'in karakter gelişimine ve kendini yeniden bulma sürecine doğaüstü, dünya dışı güçlerin harmanlandığı bir hikaye ile eşlik etmek istiyorsanız doğru yerdesiniz... Evet hikaye Grace etrafında şekilleniyor olabilir ama alt fonda bize verilen mesaj tüm canlılara, onların yaşam alanlarına kısacası tüm doğaya saygı duymamız gerektiği.. ilginç bir detay hikayenin geçtiği İspanya İbiza adası Matt Haig'in 20'li yaşlarında yaşadığı ve intiharı düşündüğü bir yermiş.. Kim bilir Matt Haig roman kahramanı Grace'in yaptığı gibi kendisi de hayatında bir olumlama yaparak geçmişi ile barışmıştır bu vesile ile... Dürüst olmak gerekirse yazarın diğer romanları gibi aktı diyemeyeceğim hikaye için.. Ama yine de kendini bulmaya dair, doğaya saygıya dair bir hatırlatıcı olarak okumaya değer bir kitap benim için.. Şairin dediği gibi... Daha son sözü söylemedi hayat; Belki yarınlar, mutlu sonlar var... Kitaplarla dolu bir dünya dileğiyle.. iyi okumalar...
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma
Yaşanmışlara, yaşanmamışlara ve hiç yaşanmayacaklara...
Puan vermedi·536 syf.··
2025 3. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2025 17:21
Anlatıcımızın kelimeleri ile başlayalım istedim bu yol hikayesinin bizde bıraktığı o derin duyguların anlatımına... "Taht-ı Süleyman'dan her nasılsa gökten düşen elma gibi Trabzon'a
2024 Okuma Raporları
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534bin okunma
Bir tatlı huzur almaya geldim...
Puan vermedi·224 syf.··
2025 2. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2025 14:53
Kitabın ana fikrini tanımlamak için galiba en doğru ifade Kafka'nın şu cümlesinde saklı.. "Bir engel aramakla vakit kaybetme, belki hiç bir engel yoktur." Gelelim Tokyo'daki
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,664 okunma