Amerikan rüyasının insanlarda bıraktığı tesir üzerinden 'insanın aslında bir yere göçünü, oradaki yabancılığını, daha sonra alışmışlığını ve en sonunda da hiç ait olmadığını' güzel bir şekilde ele almış.
Sadece bir değil onlarca göçmenin hikayesi.
Benim çıkardığım tek ders şu oldu eşyalara anlam yükleriz sonra onlardan vazgeçeriz ve vazgeçtiğimiz an onlarla olan bağımızın anlamsızlığına yöneliriz. Daha da önemlisi insanın hiçbir yere ait olmadığını çok farklı bir biçimde dile getirmiş.
Her okuyanda farklı tesir bırakacak bir kitap