·152 syf.····Okunma: 31 Temmuz 2024 23:37 Kitap bittiğinde derin bir of çekiyorsunuz çünkü biliyorsunuz ki Melek'in hikayesi gerçek bir hikaye, yaşanmış ve hala yaşanan bir hikaye... Erkeklerin dünyasında kadın olmanın zorluğu...
Kitap yalı cinayeti ile başlıyor. Hüsrev Bey köklü bir aileden gelen bir adam. Sözde onu genç karısı ve aşığı öldürüyor. İlk başta bu cinayetin hakimi olan kadın düşmanı Faik Bey'in bilinç akışı tekniği ile Melek'e idam kararı verdiği gece düşüncelerini okuyoruz. İlk defa bilinç akışı tekniği ile yazılan bir kitap okudum. Açıkçası zorlayıcı oldu ama alışınca daha kolay okudum. Bu adamın görüşleri beni çileden çıkardı diyebilirim. Kadınları aşağılayan onları hor gören biri. Babası öldükten sonra annesini ve kardeşlerini terk edip gitmiş. Belli ki aşağılık kompleksi var epey. Fakirken yaşadığı hayatın hayaletleriyle uğraşıyor. Bu davada da Melek'in kötü kadın olduğunu düşünüyor. Aklına başka bir ihtimal gelmiyor. Kadını suçlamak daha kolay geliyor ona her zamanki gibi. Neden zengin bir adam karısının başka erkeklerle birlikte olmasını istesin? Mantıklı mı? Halbuki çok mantıklı. Dünyada binbir tür sapık zihin var. Adamın bir sapık olması şaşırtıcı olmaz ama Faik Bey kadın düşmanı ve kör.
İkinci kısım Melek'in cezaevindeki bilinç akışı ile yazılmış düşünceleri. Babası bebekken ölmüş onu seven tek kişi dedesi de o küçükken ölmüş. Annesi ise hiç sahip çıkmamış ona. Hüsrev Bey'in yalısına bakıcı olarak alınıyor. Hüsrev Bey'in annesi ölünce de bu sapık adam kızı her gece başka biriyle olmaya zorluyor. Melek ölmek istiyor ama yapamıyor. Yaşadığı şeylere rağmen aklı hala çocuk. Kaçmayı bilmiyor isyan edemiyor. Ta ki onu kurtarmaya çalışan ama her şeyi eline yüzüne bulaştıran Yalçın'a kadar. Daha üzücü olan bu hikayenin yaşanmış olması. Ondan da üzücü olan herkesin her şeyi bilip susması. Zavallı kimsesiz bir çocuktan yararlanmayı hak görmeleri. Kadınların cinsel bir obje olması ve her zaman bundan zevk aldığı düşüncesi. İstemeseydi yapmazdı deyip bahanelerin arkasına sığınmak. İnsanoğluna en çok görmezden gelmek kolay gelir.
Üçüncü kısım evin hizmetçisinin oğlu Yalçın'ın ağzından. 18 yaşında bir genç. Yıllar boyunca Melek'in başına gelenlerden habersiz. Bir gün arkadaşı vasıtasıyla öğreniyor. Kendisinin dediğine göre Melek'i seviyor, onu bu zorbalıktan kurtarmak istiyor. Hüsrev Bey'i öldürüyor, gömüyor. Melekle kaçamadan yakalanıyorlar. Benim için diğerlerinden farkı yoktur Yalçın'ın. Bir kahraman değildir. Melek'in dediği gibi onu sevseydi herkes gibi ondan yararlanmaya çalışır mıydı? O herifi o gece öldürmesi gerekmez miydi? Bunu Melek için bile yaptığını sanmam. Vicdan rahatlatmıştır olsa olsa. Kendisi Hüsrev Bey'i öldürmesine rağmen Melek idama çarptırılır.
Okuması zor bir kitap. Çarpıcı bir kitap. Cinsel ögeler ve tecavüz barındırıyor. Etkilenecek kişiler okumamalı. Bizim okurken içimizin almadığı şeyleri yaşayan kişilerin olduğunu bilmek berbat ama gözümüzü kapatıp kulaklarımızı tıkayamayız. Yazarın amacı da buydu. Konuyu gayet iyi işlemiş ve güzel aktarmış. Cidden etkileyici ve okunması gereken bir eser. Yorumumu okuyan herkese teşekkürler.