Puan vermedi·517 syf.····Okunma: 28 Mart 2024 00:40 Ben Martin ile biraz geç tanıştım maalesef. Kitabı geç okumayı kast etmiyorum bakın. Martin'i kitabı okurkende tanımamışım ben. Herkes gibi bende Martin'e biraz haksızlık etmişim meğer. Herkes gibi bende Martin'e karşı mahçubum biraz...
Martin umutların ve başarıların adamıdır. Bir o kadar da hüzünlerin ve hayal kırıklıklarının. Mutluluğun ve inancın adamıdır. Bir o kadar da üzüntünün ve yıkılışın adamıdır..
Martin, kendi halinde bir denizcidir. Denizlere açılıp, ağır işlerde çalışıp, parasını içkide bitiren; zeki, güçlü, yakışıklı kahramanımızdır Martin.
Martin, bir gün Ruth'un kardeşi Arthur'un hayatını kurtarır ve Arthur onu evlerine yemeğe davet eder. Martin daveti kabul eder ve akşam yemeğine gider. Martin görür görmez Ruth'un güzelliğine ve egitimine aşık olur.
Ruth karşısında konuştukça Martin dahada eziliyordu küçülüyordu. Ruth'a hayran kalmıştı. Bu güzel kadın ne kadar eğitimli ise Martin'de bir o kadar eğitimsizdi. Aralarındaki fark Martin'i bitiriyordu. Ortadaki sınıf farkı apaçık ortada idi...
Martin ve Ruth ile kitaplar, okul ve daha bir çok eğitim alanında konuşup sohbet ediyorlardı. Bu sohbetlerde Ruth Martin'in yüksek bir eğitime ihtiyacı olduğunu anlamıştı. Eğitimin dışında Martin onda çok farklı duygular uyandırıyordu ve bunun adını kendiside bilmiyordu. Sohbetlerden Martin'in çıkardığı ise Ruth'a yaraşır olmak için kendini geliştirmesi gerektiğiydi. Martin kütüphanelerden çıkmıyor, kitaplar alıyor, saatlerce okuyor, geceleri uyumuyordu. Çok hızlı ve durmadan gelişiyordu Martin..
Ruth Martin'i eğitmekten zevk alıyordu onu kendi isteklerine göre biçip kesip hayatına almak istiyordu. Martin'de bu duruma büyük bir zevkle eşlik ediyordu.
Martin uzun bir arayış döneminden sonra ne yapmak istediğini buldu.
Yazmalıydı!
Her şeyi tüm güzellikleri, kötülükleri, gerçekleri..
Martin yazdı yazdı yazdı...
Ruth onun yazamayacagina inanıyordu. Mardin'in eğitim almadan boşa vakit harcadığını düşünüyordu. Yazmanın sadece Martin'in zamanını çaldığını düşünüyordu.
Kız kardeşi Martin'e bir işe girmesini söylüyordu. Yazmanın ona para kazandırmayacagini söylüyordu.
Martin yazdı yazdı yazdı..
Dergilere, yayınevlerine yazdıklarını yolladı. Kimseden dönüş alamadı. Martın editörlerin birer robottan olduğunu düşünüyordu başka türlü bu yazdıkları paha biçilmezdi. Martin yazmaya ve yollamaya devam etti. İsrarla bıkmadan usanmadan yazdı ve yolladı.
Martin açlık çekiyordu. Yazarken çalışmaya vakti olmuyordu ve zorlanıyordu. Aynı zamanda Ruth onun bir iş bulmasını veya babasının şirketinde çalışmasını istiyordu. Ruth bunu kendi gelecekleri için istiyordu ama Martinin istediği bu değildi..
Martin yazdı yazdı yazdı..
Martin ümidini yitirdi yataklara düştü yazmayı bıraktı. Martin bile pes etmişti aslında. Martin'de kendine haksızlık etmişti. Martin'inde kendine bir özür borcu vardı..
Ruth onu terk etti. Kız kardeşinin eşi Martin'i artık istemedi. Esnaf Martin'e veresiye satmayı bıraktı. Martin yıkıldı bitti..
Martin tam düştüğü anda yayınevleri geri dönüş yapmaya başladı! Ardarda hemde! Martin'in kitapları basıldı birçok dile çevrildi.
Martin başarmıştı!
Kimse ona inanmamıştı ama o başarmıştı! Zamanında onu istemeyen Ruth'un ailesi onu yemeğe davet etmişti. Onu dışlayan insanlar onunla yemek yemek için kapışıyorlardi. Ruth ona geri dönmek istiyordu. Ama Martin bitmişti, yıkılmıştı.
Zamanında ona yemek vermemişlerdi onu bu yazdıkları yüzünden kabul etmemişlerdi kimse ona kapı aralamamıştı. Şimdi ise bu yazdıkları yüzünden kabul ediyorlardı.
Martin bitmişti.. bütün yazdıkları bu insanların önünde oyuncak olmuştu. Sadece paraya bakan yazdıklarından anlamayan insanlar... Bunlar hepsi önceden yazılmıştı!
Martin çıkmazdaydı. Her şey bitmişti hayatının anlamı yoktu. Yazmak istemiyordu artık. Yazdıklarını anlayan yoktu. Ruth'u istemiyordu. Ünlü olmak istemiyordu.
Martin artık tek bir şey istiyordu...