Gönderi

Puan vermedi·123 syf.··
2024 35. kitabı
John Steinbeck'in "İnci" romanı, okuyucusunu canlı ve gerçekçi tasvirlerle kurgunun derinliklerine çekiyor. Steinbeck’in betimlemeleri o kadar canlı ki, okuyucu kendini kıyıda yosunlar içinde buluyor ve inciyi bulan Kino'yla beraber seviniyor. Neredeyse incinin bulunmasına yardım etmek isteriz. Bu tasvirler, okuyucuyu romanın sayfaları arasında değil, adeta bir sinema sekansının içinde hissettiriyor . Yazar, kasaba tasvirini de çok ilginç bir şekilde yapıyor; kasabayı bir koloni halinde yaşayan bir hayvana benzetiyor. Kasabanın bir sinir sistemi, başı, omuzları ve ayakları var. Nasıl ki her insan ve hayvan farklıysa, kasabalar da birbirinden farklı ve kendilerine ait bir organizmaya sahip olarak ifade ediliyor. Steinbeck, karakterleri betimlerken sadece fiziksel özellikleriyle yetinmiyor, onların karakterlerinin en belirgin ve önemli özelliklerini de doğadaki yaşamımızın içindeki unsurlarla gözler önüne seriyor. Doktor karakteri olumsuz bir tip olarak karşımıza çıkar ve biz de onu olumlamak istemeyiz; o sadece parayı önemser ve bu kasabada bulunmayı bir şanssızlık olarak değerlendirir. Parasız insanlara hizmet etmeyi sadece çalışmak olarak görür ve Kino'nun bebeğine bakmak istemez, çünkü kendisinin veteriner olmadığını belirtir. Onları değersiz bulur. Romanın etkileyici cümlelerinden biri de şöyledir: "Kino dünyanın biricik incisini bulmuştu ya incinin özü insanların özleriyle karışınca ortaya acayip karanlık bir tortu çıkıyor sonra çökeliyordu. Kino'nun bulduğu İnci de insanların düşlerine, yatırımlarına, düzenlerine, tasalarına, geleceğine, dileklerine, gereksinimlerine ve tutkularına açlığına katılıverdi aradaki tek engel o idi. O yüzden de garip bir şekilde herkesin düşmanı haline gelirverdi. Bu cümle, incinin insanlar üzerindeki etkisini ve karanlık yönlerini çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Roman boyunca, Kino'nun ağzından eğitimin ve okumanın önemini sık sık duyarız. Eğer okuyabilselerdi, kaderlerinin daha güzel olacağını ve Kızılderililerin çok daha farklı bir yerde olabileceklerini düşünür. Çünkü okuyamadıkları ve eğitimli olmadıkları için kandırıldıklarını hisseder ve bu da onların gerçekliğidir. Her eşyanın bir ruhu, bir sesi ve insan gibi bir kişiliği vardır. Doğanın nefes alışıyla eşyalar bir birliktelik içinde hareket eder. Kino'nun yaşadıkları, doğa ve eşya ile birlikte aynı kaderi paylaşır ya da olacakların habercisi gibi anlatılır. Steinbeck'in "İnci" romanı, kasaba hayatını ve insan doğasını derinlemesine inceleyen bir eserdir. Kino'nun inci arayışı ve bu süreçte yaşadıkları, insanın içsel çatışmalarını, toplumsal yapıyı ve doğa ile insan arasındaki ilişkiyi gözler önüne serer. Yazarın ustalıkla ördüğü tasvirler ve karakter analizleri, okuyucuyu etkileyici bir yolculuğa çıkarır.
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
·
61 Gösterim
1 Yorum
Elinize sağlık 👍
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.