Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·123 syf.··
2024 25. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mart 2024 11:49
Çok sevdiğim bir yazarın yine muhteşem bir hikayesi. Çok güzel bir konu ve konunun işlenişi çok doğal ve akıcı. Küçük bir kasabada halkın merakı, dedikodusu, şehirle farkı, zengin fakir arasındaki adaletsizlik konu içinde çok güzel verilimiş. Beklenti, umut, hayal, inanç çok güzel işlenmiş bir çırpıda okunuyor. Deniz kenarında bir yaşayan ve geçimini inci toplayarak geçiren bir kasaba. Ve kadabadaki bir gün bir inci avcısı o güne kadar eşi benzeri olmanyan bir inci bulur. Amaci o inciden elde edeceği gelirle oğlunu tedavi etirmek karısı ise oğlunu okutmak ister. Fakat inci simsarları kendi aralarında anlaşarak incinin değersiz olduğunu ve para etmediğini söylerler. Balıkçı büyük şehre gidip orada satmak ister. Ama peşine takılırlar ve sonuçta incinin uğursuz olduğu için denize atmak istesede karısı balıkçı yola çıkar ve eşi de eşlik eder. Sonu hüsranla bitiyor.
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
Puan vermedi·123 syf.·
2025 89. kitabı
John SteinbeckJohn Steinbeck in eşsiz anlatımıyla insanoğlunun içindeki birbirine zıt kavramların çatışmalarını keyifle okuyoruz. Aç gözlülük, hırs, aile bağları, hayaller gibi kavramlar inci gibi işleniyor kitapta. Bu kitap hakkında ne yazsam biraz spoiler içerecekmiş gibi geliyor o yüzden kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Kitapla kalın sağlıcakla kalın
1000Kitap
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
Puan vermedi·123 syf.··
2021 116. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2021 19:20
Yoksul bir kasabada yaşıyorsunuz, dedikodu, haset, açlık had safhada. Çocuğunuzu akrep sokmuş doktor bile para olmadan bakmıyor. Ve kendi kendinize 'türküler' söyleyip duruyorsunuz. Birden karşınıza bütün hayatınızı değiştirecek bir 'inci' çıkıyor... Siz kasabadan dışarı çıkmamış, dünyayı tanımayan 'içe kapanık' bir insansınız. Fakat veli nimet saydığınız inci bulunduğunuz muhitte başınıza bela olacak, sizi tehlikeye sokacak vaziyette. Ne yapardınız? Cesaret edip kaçar mıydınız yoksa başınıza bela olacak o 'inciyi' atar mıydınız? Eğer geleceğinizi, hayallerinizi bir inciye bağladıysanız inanın ki bu o kadar kolay değil. Bu romanın konusu da aslında bir nevi hem kalamama hem de gidememe hikayesi; İnsanın hayvani eril duygularını, otorite isteğini, hırsını ve hayalleri uğruna yapabileceklerini daha keskin şekilde gösteren bir baş yapıt. Keyifli okumalar.
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
İnsan
Puan vermedi·123 syf.··
2025 2. kitabı
Yazmak istedim ama ne yazacağımı bilemedim sanki ölen bebek benmişim de kitapta yaşananlar film şeridi gibi geçti aklımdan söyleyecek tek bir şey var yada çok şey ama söyleyemiyorum çünkü öldüm ben
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
Puan vermedi·123 syf.··
2023 4. kitabı
Hırs ve güç tutkusunun bu dünyada başımıza getirebileceği resmen her şeyi ele almış bulunmakta olan bu kitap bana şunu öğretti ki: belli bir amaç için elde ettiğin güç -bu her ne olursa olsun- amacı doğrultusunda kullanılmaktan çıkarsa ruhunun katili olur. KONU Kino adında bir baba, Juana adında bir anne ve Coyotito adında bir bebek. Hep beraber samandan evde fakir ancak huzur dolu yaşayan kızılderili bir aile. Günlerden bir gün Coyotito bebeğin beşiğine bir akrep düşüp onu sokarak zehirler ve saadet bozulur. Ailenin hiç parası olmadığından bebeğin tedavisini yaptırmak mümkün değildir. Aile doktora gidemeyecek kadar fakir olduğundan, baba Kino teknesiyle inci avcılığına çıkar. Yumurta kadar büyük bir inci tanesi bulur ve hayatı değişir. Amacı bebeğinin tedavi masraflarını karışlamak olan baba acaba bu incinin verdiği güçle hayatına ve ailesine neler yapacak...
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
Puan vermedi·123 syf.··
2024 35. kitabı
John Steinbeck'in "İnci" romanı, okuyucusunu canlı ve gerçekçi tasvirlerle kurgunun derinliklerine çekiyor. Steinbeck’in betimlemeleri o kadar canlı ki, okuyucu kendini kıyıda yosunlar içinde buluyor ve inciyi bulan Kino'yla beraber seviniyor. Neredeyse incinin bulunmasına yardım etmek isteriz. Bu tasvirler, okuyucuyu romanın sayfaları arasında değil, adeta bir sinema sekansının içinde hissettiriyor . Yazar, kasaba tasvirini de çok ilginç bir şekilde yapıyor; kasabayı bir koloni halinde yaşayan bir hayvana benzetiyor. Kasabanın bir sinir sistemi, başı, omuzları ve ayakları var. Nasıl ki her insan ve hayvan farklıysa, kasabalar da birbirinden farklı ve kendilerine ait bir organizmaya sahip olarak ifade ediliyor. Steinbeck, karakterleri betimlerken sadece fiziksel özellikleriyle yetinmiyor, onların karakterlerinin en belirgin ve önemli özelliklerini de doğadaki yaşamımızın içindeki unsurlarla gözler önüne seriyor. Doktor karakteri olumsuz bir tip olarak karşımıza çıkar ve biz de onu olumlamak istemeyiz; o sadece parayı önemser ve bu kasabada bulunmayı bir şanssızlık olarak değerlendirir. Parasız insanlara hizmet etmeyi sadece çalışmak olarak görür ve Kino'nun bebeğine bakmak istemez, çünkü kendisinin veteriner olmadığını belirtir. Onları değersiz bulur. Romanın etkileyici cümlelerinden biri de şöyledir: "Kino dünyanın biricik incisini bulmuştu ya incinin özü insanların özleriyle karışınca ortaya acayip karanlık bir tortu çıkıyor sonra çökeliyordu. Kino'nun bulduğu İnci de insanların düşlerine, yatırımlarına, düzenlerine, tasalarına, geleceğine, dileklerine, gereksinimlerine ve tutkularına açlığına katılıverdi aradaki tek engel o idi. O yüzden de garip bir şekilde herkesin düşmanı haline gelirverdi. Bu cümle, incinin insanlar üzerindeki etkisini ve karanlık yönlerini
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
7/10
·123 syf.··
2024 2. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 21:45
Akrep ile başlayan inci ile biten hüznün türküsü. Kitabı genel olarak beğendim ama eleştirilerim var. Okurken bir şeyler eksikmiş gibi geldi . Özellikle ilk sayfalarda kitabın içine bir türlü giremedim. Ne anlatmak istediğini karışık bir şekilde anlatmış veya birçok olay olduğu için kısa kısa geçmiş.Kitap anlatımı sade gibi görünse de beni ilk sayfalarda baya yordu:)) Yazar karakterleri daha ayrıntılı,olayları da sindire sindire anlatabilirdi. Kitap kendisini yarısından sonra okuyucaya açtı Konusuna gelecek olursak Kızılderili Kino'nun ailesinin dramı diyebiliriz. Çocuğunun hastalığın tedavisi için denizden bulduğu incinin hem umut olması hem de hayatımın yıkımına sebep olması gibi hayatında başımıza gelen olayların ne getireceğini bilemediğimizi güzel bir şekilde yansıtmıştır. Kitapta fakirlik ile zenginlk arasındaki uçurum,kötülük, umut ve çaresizliğin yansıması dedikodu hasetliğin izleri görülmektedir. Kino'nun güçlü olma hırsı,Juana' nın her daim var olan Umudu ve yoksulluğun getirmiş olduğu bir kabullenişi çok güzel yansıtmıştı
İnciJohn Steinbeck · Can Yayınları · 198249,8bin okunma
İnci - John STEINBECK
9/10
·101 syf.··
2021 78. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 22:04
Ah John Steinbeck! Seni her okumuşumda bu kadar duygulanmak zorunda mıyım?.. İnci, öyle bir kitap ki, daha ilk satırları okurken etki altında kalacağımı hissettim. Ama o etkinin bu denli büyük olmasını beklemiyordum. Uzun zaman oluyor bir kitaba "9" puan vermeyeli. Notu kıt öğretmenlerdenim sanırım. Kısa bir eser, John Steinbeck'in hayatı, eserin künyesi, Tomris Uyar'ın muhteşem sunuşu ve kısa ama etkileyici altı bölümden oluşuyor. Elinize en fazla iki defa alırsınız. Mekan ve psikoloji betimlemeleri başarılı, verilmek istenen mesaj net bir şekilde verilmiş. Steinbeck yaşadığı coğrafyaya sığmayan, o coğrafyanın kabullenemediği insanları öyle güzel anlatıyor ki... Hele o her şeye rağmen var olan umutları... "Oğlumuz okuma yazma öğrenmeli." Bunun bile çok zor olduğu bir coğrafyada böylesine bir ideal için çabalayan bir aile, çocukları için canını verecek bir anne ve tüm bunlardan habersiz minicik bebekleri... İçimi dökeceğim şimdi adı "spoiler" olacak. Kötü bir alışkanlığım var. Kahvaltılarda Kemal Sunal filmleri izlerim. Bu sabah "Talih Kuşu" filmini izledim. İkramiye çıkmadan önce kendisine bayram hakkı bile tanınmayan Osman Abalı zengin oldu sanılınca etrafı tarafından çok farklı muamele görüyor ve filmin sonunda hiçbir zenginliği istemiyordu. Eser tam da o filmin üzerine geldi. Bir "inci" ile hayatı değişen bir aile... Hep şunu söylerler: para insanı değiştirir diye. Para, parayı bulandan çok onun çevresini değiştiriyor sanırım. "Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister diye. Bu sözler insanı kınama amacıyla söylenir, oysa insan soyunun en büyük yeteneklerinden biri, onu elindekiyle yetinen hayvanlardan üstün kılan bir yetenektir bu." Her şeyin dozunu kaçırıyoruz. İstemenin bile: "Bir şeyi çok fazla istemek iyi değildir.
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Yoksulun Hayali Kime Ağır Geldi ?
Puan vermedi·92 syf.·
2026 1. kitabı
İnciİnci Merhaba okur arkadaşlarım, Bugün sizlerle içimde bir yerleri sızlatan bir kitaptan söz etmek istiyorum. Okurken aklımdan bir an bile çıkmayan bir film vardı: Milyarder. Hani Şener Şen’in başına büyük ikramiyenin çıktığı o film… Paranın kokusunu alan herkesin, daha düne kadar yok saydığı o yoksul adamın etrafında nasıl da toplandığını hatırlarsınız. Akrabalar, dostlar, yabancılar… Hepsi bir anda başka bir yüzle çıkıverir karşımıza. Şener Şen’in sabaha kadar kâbuslar görmesi, rüyalarına annesinin, eşinin, arkadaşlarının girmesi… Ve hepsinin gözlerinde aynı açgözlülük. İnsan izlerken hem gülümser hem de boğazına bir düğüm oturur. İşte Kino’nun hikâyesi de bana tam olarak bunu yaşattı. Denizin karanlık derinliklerinden çıkan bir inci, onun kaderini de karartıyor. Hayatının değişeceğini sanırken, aslında hayatının en ağır sınavıyla yüzleşiyor. Bir umut, bir hayal… Ama o hayal, beraberinde korkuyu, hırsı ve insanın içindeki karanlığı da su yüzüne çıkarıyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Bazı insanlar için hayal kurmak bile cesaret isterken, hayaline ulaşmak neden bu kadar can yakıyor? Hırs çoğaldıkça sevginin nasıl küçüldüğünü, umut büyüdükçe yükünün nasıl ağırlaştığını görmek insanın içini acıtıyor. Zaten yoksulluğun, adaletsizliğin kol gezdiği bu dünyada, bir de yoksulun hayallerine göz dikmek ne büyük bir acı… Kitabı çok kısa sürede okudum ama etkisi kalbimde uzun süre kaldı. Son sayfayı kapattığımda gözlerim dolu dolu şunu söyledim kendi kendime: “Vay be…” Meğer umut, bazılarımız için sadece güzel bir kelime değilmiş. Bazen umut, insanın ödeyemeyeceği kadar ağır bir bedelmiş.. Daima kitaplarla ,sevgiyle kalın :)
İnciJohn Steinbeck · İletişim Yayınları · 202349,8bin okunma
Puan vermedi·102 syf.··
2025 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2025 15:03
İnci, John Steinbeck ile tanışma eserim oldu ve açıkçası bu yaşıma kadar onu okumamış olmaktan utanç duyduğumu itiraf etmeliyim. Yoğun bir döneme denk gelmesinden dolayı 100 sayfalık bu kitabı üç günde bitirebildim. Normal şartlarda, tek oturuşta bitirilebilecek kadar akıcı bir kitap aslında. Çünkü hem olay örgüsü ağır ilerlemiyor hem de yazarın dili fazlasıyla yalın. Eserde, bitmek tükenmek bilmeyen hırslara sahip insanoğlunun açgözlülüğü işleniyor. Küçük bir keşifle bile insanın nasıl kendini kaybedebileceğini görmek, hikâyeyi sıradan bir olayın ötesine taşıyor. Kino’nun inciyi bulmasıyla başlayan olay örgüsü, bize bazen sahip olduğumuzu sandığımız şeylerin aslında nasıl bize sahip olduğunu somutlaştırarak gösteriyor. Kitabı okurken kendi değer yargılarımı sorgulamadan edemedim. Çünkü Steinbeck’in anlattığı şey sadece bir karakterin hikâyesi değil; insanoğlunun açgözlülük uğruna yapabileceklerinin sınırı olmadığını gösteren evrensel bir tablo. Bir noktadan sonra kendimi “adalet” ve “eşitlik” üzerine düşünürken buldum. Dünyadaki haksızlıkların kaynağında da çoğu kez aynı hırsın ve doyumsuzluğun olduğunu görmek, kitabı daha da etkileyici kıldı. En çok aklımda kalan ise şu oldu: Bazen umut kapısı diye adım attığımız aralık, aslında kendi felaketimize giden yolun ilk adımı olabilir. İnci de böyle bir sembol; hem ışığıyla büyüleyen hem de karanlığa sürükleyen… Kısacık hacmine rağmen çok derin şeyler düşündüren bu eser, kesinlikle herkesin okuması gereken kitaplardan biri. Steinbeck’in yalın dili, insan doğasını acımasız bir aynaya dönüştürüyor. Ve o aynada kendimizden parçalar görmemek neredeyse imkânsız.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma

Yazar Hakkında

John SteinbeckYazar · 47 kitap
John Steinbeck, (27 Şubat 1902 - 20 Aralık 1968) ABD'li yazar. 27 Şubat 1902'de Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya eyaleti Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı.1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.