UMUT Malraux'dan
Roman
Andre Malraux (1901-1976 Fransız romancı)
İletişim Yayınevi; 569 Sayfa
Türkçemize çeviren: Attila İlhan (9) (Salı,24.01.2017)
Devrettim romanı.
Çoook uzun sürdü tamamını okumam.
Savaş. Kargaşa. Tanklar. Savaş uçakları. Mitralyöz. Yaralı. Ölü. Ölüm. Cephe. Cumhuriyetçiler. Faşistler. Tüfek. Fişek. Tank. Mermi. Sedye...
En çok kullanılan sözcükler işte bunlardı. 'İspanyol İç Savaşı'nı (1936-1939) anlatan bu romanı okumam uzun sürdü ama değdi. Savaş bütün kötülüklerin anasıdır, demişti Victor Hugo,,, Thomas Hobbes ise LEVIATHAN başlıklı ve "Bir Din ve Dünya Devletinin İçeriği, Biçimi ve Kudreti Konusu, Özeti ve Türleri" alt başlıklı eserinde diyor ki: (...) En özgür ortam savaş ve anarşizm ortamlarıdır insanlar için!" İlk okuduğumda ben de irkilmiştim ama doğru: İnsanlar o kadar özgür ki "savaş zamanlarında" aklına eseni yapabiliyorlar. Doğru lakin acı verici bir doğru bu.
UMUT başlıklı bu romanın giriş bölümü muhteşem, gelişme bölümü vasat, sonuç bölümü ise mükemmele yakın. Bunu aldığım okuma hazzı, üslubu(biçemi) ve sürükleyiciliği açısından değerlendiriyorum.
Savaşı konu edinen bir eseri okumak zor... İnsanın okuduğu ister zaferler olsun ister kayıplar, konu itibarıyla herhangi bir "keyif" alması mümkün değil. Kendimi tuhaf hissettim romanı okuyorken. Savaş kötü, hem de çok kötü biz insanlar için. Keşke hiç olmasa...
Kitaptan bir alıntı yazacağım; şu satırları okuyorken gülmüştü yüzüm:
Sayfa 532'den alıntıdır.( Pujo düşünüyor.)
"(...) faşistlerin arasına düştüysek, yandık. Anamızı bellerler! Tabancalar nerdeydi acaba? Mitralyözle de intihar edilmez ki!"
Esir düşmek istemeyen Pujo, başına esirlik geleceğine intiharı tercih edecek!.. Diğer arkadaşlarının da hep aynı düşüncede olduğunu biliyor okuyucu... İnsan neler öğreniyor! "Mitralyözle intihar edilmez!"
Türkçemize çeviren Attila İlhan ve romanın Türkçesi ile ilgili bir şeyler söylemek istiyorum: Romanda "bıyık kırmak" deyimi bir iki yerde kullanılıyor, Attila Ağabeyimizin ne demek istiyor olduğunu anlamak üzere epeyce kafa patlattım ama bulamadım. Buna benzer, tercüme işinin garipliğinden olacak arada tuhaf sözcükler, deyimler kullanmıştı Attila Ağabey ama bu birkaç kusuru -bana göre kusurdur- saymazsak mükemmele yakın idi Türkçemize çevirisi.
Son olarak: Kitap neokur'dan bir arkadaşımın armağanı idi. Kendisine teşekkür ediyorum bu vesileyle...
Hamiş: Şimdi,,, kitabı devrettikten sonra okuduğum
dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/26/917... sayfasında
"Umut’un anlatım biçimi ele alındığında, daha çok karşılıklı
konuşmalarla dolu olduğunu söylerken eklenmesi gereken bir başka önemli nokta da Malraux’nun pilotluk deneyimlerinin de katkısıyla ortaya çıkan uçuş anı betimlemeleri ve pilotların yakın bir dost gibi algıladıkları uçaklarına duydukları sevgiyi tanımladığı bölümlerde görülen anlatım zenginliğidir." yazıyor.
UMUT başlıklı bu romanın Yazarı Malraux bizzat katılmış bu savaşa, üstelik pilot imiş...