7,7/10  (3 Oy) · 
6 okunma  · 
2 beğeni  · 
482 gösterim
Umut, ünlü Fransız yazar André Malraux'nun neredeyse bütün dünya dillerine çevrilen bir başyapıtı. Yer İspanya; iç savaş bütün acımasızlığıyla sürmektedir. Yaşam ölümle sırt sırtadır. Madrid sokaklarında barikatlar bir kurulur, bir yıkılır. Silahlı milislerle dolu kamyonlardan yükselen Enternasyonal marşına, falanjistler tarafından kurşuna dizilenlerin çığlıkları eşlik eder. Malraux 1937'de yayımlanan Umut'ta, "devrim"i bir kavram olarak ve de İspanya'da geçen bir tragedya olarak sorgularken, iç savaştan yola çıkarak ayrıntılı bir faşizm tahlili de yapar. Bu eşsiz yapıt için söylenecek son söz de, Attilâ İlhan'ın güzel Türkçesi ve enfes önsözüyle yayımlanmış olması.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2013
  • Sayfa Sayısı:
    569
  • ISBN:
    9789754706734
  • Çeviri:
    Attilâ İlhan
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:
hüseyin arslan 
10 Nis 11:00 · Kitabı okudu · 20 günde · 5/10 puan

İlgi duyduğum İsyanya iç savaşını daha yakından öğrenme arzusu ve büyük beklenti ile aldım.Malesef çevirisinden de kaynaklı olarak hiç faydalanamdığım kitaptır.

Kitaptan 4 Alıntı

L’éspoir 1937
Gönülden Geçirmek

Yaz gecesinde Madrid def gibi gerilmişti, sokaklarda
silah yüklü kamyonların gürültüsünden geçilmiyordu.
İşçi örgütleri, günlerden beri, kışlalara adam konduğunu, cephane kaçırıldığını,
faşist ayaklanmasının eli kulağında olduğunu bildirip durmuyorlarmıydı,
işte Fas elden gitmişti bile! Hükümet, gece saat bire doğru,
halka nihayet silah dağıtılmasına karar verebildi;
saat üçe doğru, sendikacı kartını her gösterene silah veriyorlardı.
Geç bile kalınmıştı aslında: Yarıgeceden saat ikiye kadar hayli iyimser
giden taşra telefonları ufak ufak ağız değiştirmeye başlamışlardı.

Umut, André Malraux (Sayfa 21 - Ağaoğlu Yayınevi,1967-1969 Bilgi Yayınevi,1974 / İletişim Yayınları 476•Dünya Edebiyatı 99 1-4.Baskı 1998-2013-2017 Çeviri: Attilâ İlhan)Umut, André Malraux (Sayfa 21 - Ağaoğlu Yayınevi,1967-1969 Bilgi Yayınevi,1974 / İletişim Yayınları 476•Dünya Edebiyatı 99 1-4.Baskı 1998-2013-2017 Çeviri: Attilâ İlhan)

faşistlerin kuşattığı Penarroya işçileri cum
huriyetçi uçaklar için avlularına, pencerelerine en süslü kumaşlarını,
yatak örtüsü, perde, ne varsa nasıl da çıkarıp asmıştılar!
Salıverilmiş bombalar bir güneş çizgisinden parıldayarak
geçtiler, torpil bağımsızlığıyla yollarını sürdürdüler.
Dakikasında dumana boğulan alanda turuncu koca koca
alevler mayınlar gibi şaklamaya başladı. Bu kızılca kıyamette
en yüksek alevin tepesinde ak dumanlarla kara dumanlar
şöyle bir karışıp alacalandılar, aralarından ufacık
ve simsiyah bir kamyon silueti döne döne fırlayıp damar
damar bulut salarak tekrar yere düştü. Sembrano dumanlar
dağılana kadar karşısına bir göz atacak oldu, yine sıradan
çıkmış deminki Douglas’ı gördü, yanında iki de başkası.
Kendisininki dahil, savaşa hepsi hepsi üç Douglas
katıldığına göre üçünü de bir arada karşısında görebilmesi
olmayacak şeydi.

Umut, André MalrauxUmut, André Malraux

“Gündüzleri Rüya Gören...”
Kuzey Garı’ndaki telefon santralından teker teker öteki garları arıyorlar.
İşin başında, Demiryolu İşçileri Sendikası’nın sekreteri Ramos,
bir de bu gecelik yanına yardımcı verilmiş olan Manuel.
Önceleri, bağlantısı kesik Navarra sayılmazsa, cevap hep ya,
“Hükümet duruma hâkimdir,” oluyordu ya da
“Hükümetten emir bekleyen işçi örgütleri şehrin kontrolünü ellerinde tutmaktadır.”

Fakat durum değişmeye başlamıştı.
“Alo, Huesca?”
“Kimsiniz?”
“Madrid İşçi Komitesi.”
“Sonunuz geldi boksoyları. Arriba España!”

Duvarda raptiyelerle tutturulmuş, Claridad’ın (akşam yedide çıkan) özel baskısı.
Altı sütun üzerine manşet: “Yoldaşlar, silah başına!..”

“Alo, Avila? Burası Gar, sizin orada ne var ne yok?”
“Sıkıysa gel de gör alçak herif. Yaşasın Kral-İsa!”
“Yakında yine görüşürüz. Salud!”

Ramos’u acele bir yerden çağırmışlardı da.
Kuzeye çıkan bütün hatlar Saragossa, Burgos ve
Valladolid’e doğru yöndeştiler.
“Alo, Saragossa? Gar İşçi Komitesi mi?”
“Kurşuna dizdik onları. Yakında sizin de sıranız gelir. Arriba España!..”

“Alo, Tablada? Burası Kuzey-Madrid, ben sendika sorumlusu.”
“Cezaevini arasana orospu çocuğu, seni de kulağından
tuttuğumuz gibi oraya atacağız zaten.”
“İyi ya, Alcala’da buluşalım, soldan ikinci kahvede.”

Santraldakiler Ramos’un o kıvırcık ve hergele gangster suratına bakakaldılar.
“Alo, Burgos?”
“Evet, buyurun. Karşınızda komutan.”
Demek gar şefi filan yok. Ramos kapattı.

Umut, André Malraux (Sayfa 21 - BİRİNCİ KISIM Gönülden Geçirmek - İletişim Yayınları 476 • Dünya Edebiyatı 99)Umut, André Malraux (Sayfa 21 - BİRİNCİ KISIM Gönülden Geçirmek - İletişim Yayınları 476 • Dünya Edebiyatı 99)

“... kaldık mı ötekinin insafına! Bildiğim sadece Milisler
Genel Yönetimi’yle bir ilgisi olduğu. Kalkıp hadi oraya düşüyoruz
ki, bütün subaylar oturmuş yemek yiyor. Bir tamdık
buluyoruz, durumu anlatıyorum ona. “İyi,” diyor, “saat
dörde doğru gel, papazını al.” Eh, içim rahatlıyor ne de olsa
biraz, daha dünya kadar da yapılacak işim var, cephane için
kırk kişiye yüzsuyu dökeceğim. Bir koşu onları yaparak saat
dörtte dönüyorum, arkadaş orada. “Vallahi,” diyor, “sen
ilk geldiğinde papaz orada yanımdaydı, önce bir konuşayım
da demiştim, iyi etmişim. Gelmeyecek gibi, yan çiziyor,
korkuyor galiba.”

Umut, André MalrauxUmut, André Malraux