Bir an gelirki artık boşverirsin,kendine ve her şeye,karşı siperlerden yağmur gibi kurşun yağarken aldırmazsın ve yürümeye devam edersin,bunun adı aslında intihardır ama aynı zamanda bu kıyametin ortasında ilerleyen,yatan,ölen,yaralanan,herkesin en iyi en mükemmel yanlarının kendi içinde toplandığını hissedersin,bir arkadaş toplantısında ortamın tüm neşesini kendinde toplamak gibi bir şey bu. Bu duygu ,ölülerin şarkı söyledikleri andır işte...
Faşist hükümet darbesi,teknik olarak iyi hazırlanmış,başarısız olma olasılığı bir sözcüğe bağlı "umut" .İçi boş ya da dolu, umut umuttur.
Bir tarafta Franconun ordusu,kibritler gibi sımsıkı dizili ,faşistler ve Araplar.İspanyolların deyimiyle Mağripliler.Franco,o dönemde İspanya'nın sömürgesi olan Fas'da garnizon komutanı. Ordusunu alıp Madride yürüyor Cumhuriyeti yıkmak için.Daha önceki kominist darbeleri iyi inceleyip faydalanmış olmalı,Troçki'nin darbe tekniğini Troçkicilerden daha iyi biliyor çünkü.Kıyıcılıksa,o zaten fazlasıyla mevcut.İçi cehennem gibi yanıyor,her şeyi kendi cehennemine çekmek amacında.
Diger tarafta koministler,sağçı soysalistler,solcu sosyalistler ve barışçılar.Barışçılar genelde arada kalmiş, iç savaşın ortasında barışçıları nereye sürersen oraya gider.Hükümet faşist Francoya karşı,Franco ordunun tek hükmedeni.karşı tarafsa anarşistlere emanet.Şaşılacak şey ,ki anarşistlerde şaşırır bu duruma, polis de hükümetten yana.Bir zamanlar anarşistlere(uluslarlarası anarşiştler,işleri devrim yapmak) türlü işkenceler eden polisle şimdi kolkolalar.Hükümet bu anarşistlere silah dağıtırken elleri titrer,Franco belasından sonra ilk iş olarak bunlardan kurtulmayı düşünüyor, gitsinler Çine,Polonyaya orda yapsınlar devrimlerini der gibi bir titreme bu ,ama şu an onlara mecburlar.
Korku gözlerden belli olur derler,