Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
kendimi yumurtamdan çıkarken görüyorum gençliğimin ışığında savaş kasıp kavuruyordu yol dönüyordu ben dönüyordum delicesine şarkısız bir plakla hayat dönüyordu etrafımda kanatlarını çırparak kafeste bir aslan mıydım yoksa basit bir serçe
senin duygularini umursamayan insanlarin duygularini umursamayi birak hayalkirikligini ifade et, sikayet et icinde kalmasin soylen biraz huzurun icin savas burda senin icin savasan birileri yok kendin icin kalkmayi ogrenmelisin
Reklam
Bana göre savaş, sizden imkânsızı başarmanızı bekleyen yeni patronunuz gibidir. Omzunuzun tepesinde durup sürekli aynı şeyi tekrarlar: “Bitir, bitir.” Dolayısıyla daha çok çalışırsınız. İşi bitirirsiniz. Ama patronunuz size teşekkür etmez ve daha fazlasını ister.
Savaş bitti ve ben cephede unutuldum...
leyla özbek

leyla özbek

@leyla_1607
·
20 Şubat 2022 22:50
İnsanın dostunu unutması çok acı bir durum. Kaldı ki gerçek dostu bulmuş kaç kişi var aramızda? Günün birinde onu unutursam sayılardan başka hiçbir şey görmeyen büyük insanlara benzerim.
Kalbin meşguliyeti oldukça fazladır. Akıl ve heva-i nefis oradadır. Orası iki rakip ordunun savaş alanıdır; bir tarafta heva ve askerleri, diğer tarafta ise akıl ve askerleri bulunuyor. Bu sebeple kalp, sürekli bir muharebe meydanı, ölüm kalım mücadelesinin mekanı ve rakiplerin çekişme alanıdır. Böylesine mühim bir noktanın dikkatlice korunup gözetilmesi, güvenliği konusunda gaflete düşülmemesi gerekir.
“Erginlik olgunluk değildir. Yüzlerinizi doğu ya da batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik; Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplara ve peygamberlere inanan; malını sevdiği halde akrabasına, yetimlere, öksüzlere, yoksullara, çaresizlere, yolda kalan gariplere, dilenenlere ve hürriyetine kavuşmak isteyen köle ve esirlere veren; namazı dosdoğru kılıp zekâtı ödeyen; antlaşma yaptığında sözünde duran; sıkıntı, darlık, hastalık ve şiddetli savaş zamanlarında sabredenlerin yaptığıdır. Kulluklarında samimi ve dürüst olanlar işte bunlardır; gerçek takvâ sahipleri de yine bunlardır.”
Bakara/177Kitabı okuyor
Reklam
"Kavga, ayırımcılık, bölünme, güçsüzleşen halk ve elden giden bir ülke... İşte bu yüzden, tüm bunları öngören, kurtuluş mücadelesinin sadece silahla, topla tüfekle yapılmayacağını çok iyi bilen Atatürk'ün sözündeki gibi, "Kurtuluş Savaşından sonra ikinci büyük savaş cehaletle olacak..."
Wuneutların genellikle Rus, Kozak ve Ukraynalı gibi Çerkesya'yı işgal eden yabancı halklardan edinilen savaş esirlerinden; Pşıtl kölelerse daha çok Çerkes boyları ve Kafkasya'daki komşu halklar arasındaki çatışmalardan edinilen esirlerden oluşuyorlardı.
Çerkeslere ait köleler de kendi içinde iki kategoriye ayrılıyordu, birinci sınıfın hiçbir özlük hakkı yoktu ve çocuklarıy- la birlikte bir eşya gibi alınıp satıldığı gibi miras olarak da bırakılabiliyorlardı: bu savaş esirlerinden gelme kölelere "Wuneut" denirdi. "Pşıtl" ise Avrupa ve Rusya'daki serfler gibi tarlalara bağlı olan ve efendilerinin vesayetinde yaşayanlardı.
" Sevmeyi bilmeyen ölmeyi bilmez, savaş sevginin tamamlayıcısıdır. "
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.