Dervişliğin Mevlanacı ya da Kentli kanadı ,Türk İslam Ortodosluğunun (Sünniliği) temsil eden kent dervişleri olarak tarımcı kesimlerde vergi yükümlüsü veya ortakçı durumunda fiilen çalışan nüfus,hatta göçerler arasında bile belirli bir yankı uyandıramadı .Ama tüm etkinlikleri 'sünnet' i ideolojik bir aygıt olarak kullanan kentli yönetime karşı ,ama onun içinde söz sahibi olam yönündeydi. O bakımdan Mevlanacılık; Batı da kilise içindeki 'mahcup' mistikçiliği andırıyordu. Ne sünnetten(kilise ortodosksisinden) yana ne de ona karşı... Evet, Mevlanacı dervişlerin hükümlerindeki genel geçerlilik savı, Autizmin dinsel ideolojik aygıtlar arasındaki dengeye yansıyan bir dışavuruşudur. Ve böylesinde bir autist dışavuruşa, Batı ideolojisi ancak yüzyıllar sonta Nitsche de tanık oldu. Düzenle hem bağdaşan hemd e bağdaşmayan Nitsche.
Sayfa 437 - Yılmaz Öner Notlarından