"SON SINIF"
"Boşluk kalbini sarmış, korku kanatlarını kırmış, bir daha göremeyeceğin kişilerin anıları nefesini çalmış. Özlem ruhunu sıkıştırırken bugünü uzaktan izliyorsun. Mutsuzluğun kaynağı sensin, önemli olan senin bakış açın."
"Küçük bir deniz kasabasında, hayatın sakin ritmiyle büyüyen gençler için yaz her zaman heyecan ve değişim demektir. Ama ya bu sıradanlık, birdenbire yerini korkunç bir gerilime bırakırsa?"
Çiçek, portakal ve çim kokusuyla harmanlanmış, henüz sanayileşmemiş sakin bir kasaba… Bozok Lisesi’nin son sınıf öğrencileri için burası hem huzurlu bir yaşam alanı hem de hayatın ilk büyük sınavlarının başladığı yer. Ancak kasabaya düşen gölge, sakinliği bozmaya çoktan başlamıştır.
Gençlik enerjisini, gizemi ve polisiye öğelerini bir araya getiren sürükleyici bir roman, lise son sınıf öğrencisi Damla’nın etrafında şekillenen bir hikâyeyi konu alıyor. Damla, ailesi ve kardeşi Umut ile birlikte deniz kokan, sakin ve henüz sanayileşmemiş bir sahil kasabasında yaşıyor. Bu kasaba, hem huzurlu bir yaşam alanı hem de gençlerin ergenlik, aşk ve arkadaşlıkla dolu dünyasını keşfetmeleri için ideal bir ortam.
Hikâye, Damla’nın karne gününde sevgilisi Arda tarafından terk edilmesiyle başlıyor. Genç kız, tüm yaz tatilini aşk acısıyla geçiriyor. Ancak tatilin son günlerinde, arkadaşlarıyla gittiği bir kitapçıda kasabada işlenmiş bir cinayet haberini öğreniyorlar. Ölen kadının üzerine yazılmış “Mehdi Doğdu” yazısı, kasabada gizemli ve korkutucu bir olaylar zincirinin başladığının habercisi.
Damla ve arkadaşları, kurbanların arasında yakın yaştaki gençler olduğunu fark ederler ve olaylar onları doğrudan içine çeker. Kasabada polis teşkilatında görevli olan Damla’nın babası, Damla’yı Savaş ile birlikte okula ve dershaneye göndermeye karar verir. Damla ve Savaş